Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 07.10.2026
Ayak bileği artroskopisi, ayak bileği ekleminin içinin küçük kesilerden yerleştirilen bir kamera ve özel cerrahi aletlerle değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda aynı seansta cerrahi olarak tedavi edilmesi işlemidir. Geleneksel açık cerrahiye göre daha küçük cilt kesileri kullanılması, eklem içindeki yapıların doğrudan görülmesine olanak sağlaması ve birçok hastada ameliyat sonrası iyileşme sürecinin daha kısa ve kolay olması önemli avantajlarıdır.
Ancak, ayak bileği artroskopisi her ayak bileği hastalığı için uygun bir tedavi yöntemi değildir. Özellikle hangi hastalığın bulunduğunun ve eklemdeki hasarın derecesinin doğru belirlenmesi, ameliyatın başarısı açısından artroskopik tekniğin kendisinden daha önemlidir.
Ayak bileği artroskopisi nedir?
Ayak bileği eklemi, tibianın alt ucu ile talus kemiğinin oluşturduğu karmaşık bir eklemdir. Eklem yüzeyleri kıkırdakla kaplıdır ve eklem içerisinde eklem kapsülünün içini kaplayan sinovyum dokusu, bağlar ve diğer yumuşak dokular bulunur.
Ayak bileği artroskopisi, ayak bileği ekleminin içinin küçük kesilerden yerleştirilen bir kamera ve özel cerrahi aletlerle değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda aynı seansta tedavi edilmesi işlemidir. Geleneksel açık cerrahiye göre daha küçük cilt kesileri kullanılması, eklem içindeki yapıların doğrudan görülmesine olanak sağlaması ve birçok hastada ameliyat sonrası iyileşme sürecinin daha kolay olması önemli avantajlarıdır. Kamera eklem içi görüntüleri on kata kadar büyüterek yüksek çözünürlükte bir ekrana yansıtır ve böylelikle çıplak gözle doğrudan görülemeyecek kadar küçük olan kıkırdak yüzeyindeki düzensizlikler, sinovyum dokusundaki değişiklikler, bağ yapıları ve diğer eklem içi patolojiler ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Görüntünün büyütülmesi ve eklem içinin farklı açılardan görüntülenebilmesi, özellikle küçük ve anatomik olarak karmaşık bir eklem olan ayak bileğinde cerrahi işlemlerin daha hassas gerçekleştirilmesine olanak sağlar. Gerekli durumlarda hasarlı dokular temizlenebilir, kıkırdak lezyonları tedavi edilebilir veya kemik çıkıntıları çıkarılabilir.
Bu nedenle ayak bileği artroskopisi yalnızca bir tanı yöntemi değil, aynı zamanda birçok hastalıkta tedavi yöntemi olarak kullanılır.
Ayak bileği artroskopisi hangi hastalıklarda uygulanır?
Ayak bileği artroskopisinin kullanım alanları zaman içerisinde önemli ölçüde genişlemiştir.
Ayak bileği sıkışma sendromları
Ayak bileğinin özellikle ön bölümünde oluşan kemik çıkıntıları veya eklem içindeki yumuşak doku kalınlaşmaları, hareket sırasında sıkışmaya ve ağrıya neden olabilir.
Anterior ayak bileği sıkışma sendromunda özellikle ayağın yukarı doğru hareket ettirilmesi sırasında ağrı görülür. Futbol, basketbol ve dans gibi ayak bileğinin tekrarlayan şekilde zorlandığı sporlarla uğraşan kişilerde daha sık karşılaşılır. Artroskopi sırasında kemik çıkıntıları ve eklem hareketini engelleyen yumuşak dokular çıkarılabilir.
Ayak bileği artroskopisinin iyi tanımlanmış kullanım alanlarından biri, uygun hastalarda kemik ve yumuşak doku sıkışmalarının tedavisidir.
Ayak bileğinde kıkırdak ve osteokondral lezyonlar
Talusun eklem yüzeyindeki kıkırdak ve kıkırdak altındaki kemiği ilgilendiren hasarlara osteokondral lezyon adı verilir.
Bu lezyonlar özellikle ayak bileği burkulmalarından sonra ortaya çıkabilir. Hastalarda uzun süre devam eden ayak bileği ağrısı, şişlik, hareket sırasında takılma veya kilitlenme hissi görülebilir.
Manyetik rezonans (MR) görüntüleme tanıda önemli olmakla birlikte, artroskopi kıkırdağın gerçek durumunun doğrudan değerlendirilmesine olanak sağlar.
Lezyonun büyüklüğüne, derinliğine, kıkırdak yapısına ve hastanın özelliklerine göre farklı tedaviler uygulanabilir. Bunlar arasında:
- Hasarlı ve gevşek kıkırdak dokularının temizlenmesi
- Kıkırdak altındaki kemiğe küçük delikler açılarak kemik iliği kaynaklı iyileşmenin uyarılması
- Osteokondral parçaların tespiti
- Uygun hastalarda kıkırdak onarımı veya restorasyonu
bulunur.
Ancak önemli bir nokta vardır: artroskopi, ileri derecede aşınmış eklem kıkırdağını normal kıkırdağa dönüştüren bir işlem değildir. Kıkırdak hasarının tedavisi, lezyonun özelliklerine göre ayrı ayrı planlanmalıdır.
Eklem içindeki serbest cisimler
Kıkırdak veya kemikten kopan parçalar eklem içerisinde serbest hale gelerek hareket sırasında takılma, kilitlenme veya ağrıya neden olabilir.
Eklem faresi adı verilen bu parçalar artroskopik olarak çıkarılabilir.
Sinovit
Eklem içini döşeyen sinovyum dokusunun iltihaplanması veya tahrişe bağlı olarak kalınlaşmasına sinovit adı verilir.
Bazı hastalarda sinovyum dokusunun aşırı miktarda çoğalması ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Altta yatan nedene göre uygun hastalarda bu doku artroskopik olarak çıkarılır (sinovektomi). Romatoid artrit gibi bazı enflamatuvar eklem hastalıklarında da sinovyum dokusunun aşırı çoğalması ve eklem içi hasar gelişmesi durumunda, seçilmiş hastalarda artroskopik sinovektomi uygulanabilir.
Ayak bileği hareket kısıtlılığı ve artrofibrozis
Travma, kırık, ameliyat veya uzun süreli alçı ile immobilizasyon sonrasında eklem içerisinde nedbe dokusu oluşabilir. Bu durum artrofibrozis olarak adlandırılır.
Hastada özellikle ayak bileğinin hareketlerinde belirgin azalma varsa, konservatif tedaviler yetersiz kaldığında artroskopik olarak nedbe dokularının temizlenmesi ve eklem hareket açıklığının artırılması düşünülebilir.
Ancak ameliyat sonrasında tekrar yapışıklık gelişmesini önlemek için rehabilitasyon büyük önem taşır.
Ayak bileği bağ yaralanmaları ve kronik instabilite
Tekrarlayan ayak bileği burkulmaları sonrasında dış yan bağlarda yetersizlik gelişebilir ve kronik ayak bileği instabilitesi ortaya çıkabilir.
Bu hastalarda artroskopi, eklem içerisindeki kıkırdak hasarlarının, Sinovyum dokusunun iltihabı (sinovit) veya serbest cisimlerin değerlendirilmesi ve tedavisi açısından yararlı olabilir. Bazı hastalarda bağ rekonstrüksiyonu veya tamiri ile birlikte artroskopi uygulanabilir.
Artroskopinin bağ yetmezliğine bağlı mekanik instabiliteyi tek başına düzelten bir işlem olmadığı unutulmamalıdır. Bağların anatomik durumu ve instabilitenin nedeni ayrıca değerlendirilmelidir.
Ayak bileği kırıkları
Bazı ayak bileği kırıklarında artroskopi, eklem yüzeyinin değerlendirilmesine ve eklem içerisindeki kıkırdak hasarlarının veya serbest parçaların görülmesine yardımcı olabilir.
Seçilmiş hastalarda kırık cerrahisine artroskopik yöntemler eklenebilir. Ancak her ayak bileği kırığında artroskopi yapılması gerekmez.
Septik artrit
Eklem enfeksiyonlarında (septik artrit) eklem içerisindeki enfekte sıvının boşaltılması ve enfekte dokuların temizlenmesi amacıyla artroskopik cerrahi uygulanabilir. Bu durumda girişim hızlı tanı ve tedavi gerektirir.
Ayak bileği artrodezi
İleri derece eklem kıkırdağı harabiyeti olan hastalarda ayak bileği artrodezi önemli seçenektir. Artroskopi, seçilmiş hastalarda ayak bileği artrodezi sırasında eklem yüzeylerinin hazırlanmasına yardımcı bir yöntem olarak da kullanılabilir.
Ayak bileği artroskopisi nasıl yapılır?
Ameliyat genel anestezi veya belden aşağısını uyuşturan spinal veya epidural anestezi altında gerçekleştirilebilir. Nasıl bir anestezi uygulanacağına hasta ile anesteziyoloji uzmanı doktor birlikte karar verir.
Nasıl bir anestezi uygulanacağına karar verirken yapılacak artroskopik işlemin kapsamı, turnike kullanımı, ameliyat süresi, hastanın eşlik eden hastalıkları, beklenen ameliyat sonrası ağrı ve hastanın tercihi birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Hastanın genel durumu ve eşlik eden hastalıkları göz önünde bulundurularak kalp-akciğer hastalıkları, obezite, uyku apnesi, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, nörolojik hastalıklar ve daha önceki anestezi deneyimleri dikkate alınır.
Hasta ameliyat masasına alındıktan sonra ayak bileği uygun pozisyona getirilir. Eklem aralığını daha iyi görebilmek için bazı hastalarda ayak bileğine kontrollü traksiyon uygulanabilir.
Daha sonra ayak bileğinin ön veya arka bölümünde küçük cilt kesileri oluşturulur. Eklem içerisine steril serum verilerek eklem aralığının genişletilmesi ve görüntünün netleştirilmesi sağlanır. Bu sıvı dolaşımı, cerrahın eklem içerisindeki yapıların daha iyi görülmesine ve işlem sırasında oluşan kan veya doku parçalarının uzaklaştırılmasına yardımcı olur.
Kameranın yerleştirildiği girişe portal adı verilir. Cerrah aynı veya farklı portallardan özel cerrahi aletleri kullanarak gerekli işlemleri gerçekleştirir.
Ameliyat sırasında:
- Eklem kıkırdakları değerlendirilir
- Sinovyal dokular incelenir
- Kıkırdak hasarları belirlenir
- Kemik ve yumuşak doku sıkışmaları değerlendirilir
- Serbest cisimler çıkarılır
- Gerektiğinde hasarlı dokular temizlenir
- Uygun osteokondral lezyonlara yönelik tedavi uygulanır.
Ameliyatın süresi yapılacak işlemin türüne ve aynı seansta başka bir cerrahi girişim uygulanıp uygulanmadığına bağlıdır.
Kapalı yöntemle yapılan artroskopik ameliyatlarda yalnızca 1 cm uzunluğunda 2-3 kesi yapıldığı için ameliyat sonrasında çok ağrı olmaz ve çoğunlukla sıradan ağrı kesiciler yeterli olur.
Ön ayak bileği artroskopisi
Ön artroskopi; özellikle anterior sıkışma, osteokondral lezyonlar, sinovit, serbest cisimler ve bazı eklem içi patolojilerin tedavisinde kullanılır. Ön artroskopide girişler genellikle ayak bileğinin ön bölümünde, tibialis anterior tendonunun çevresinde oluşturulan portaller aracılığıyla yapılır. Portal yerleşimi sırasında çevrede bulunan sinir, damar ve tendonların korunması büyük önem taşır.
Arka ayak bileği artroskopisi
Arka ayak bileği artroskopisi ise özellikle arka ayak bileği sıkışması, os trigonum sendromu, posterior osteokondral lezyonlar ve bazı fleksör hallucis longus tendon problemlerinde kullanılabilir.
Arka ayak bileği anatomisi önemli damar ve sinir yapılarına yakın olduğundan, bu bölgedeki artroskopik cerrahi özel deneyim ve dikkat gerektirir. Arka portallerin oluşturulması sırasında Aşil tendonu, sural sinir ve çevredeki damar yapıları gibi önemli anatomik yapıların korunmasına özellikle dikkat edilir.
Ayak bileği artroskopisi öncesinde hangi tetkikler yapılır?
Artroskopi kararı yalnızca MR görüntüsüne bakılarak verilmemelidir.
Öncelikle hastanın şikâyetleri, ağrının yeri, ne zaman ortaya çıktığı, daha önce geçirilmiş travmalar ve fizik muayene değerlendirilir.
Gerekli durumlarda:
- Ayakta basarak çekilen röntgenler
- Manyetik rezonans görüntüleme (MR)
- Bilgisayarlı tomografi (BT)
- Dinamik radyografiler
kullanılabilir.
Özellikle kemiksel sıkışma ve eklemdeki dejenerasyonun değerlendirilmesinde röntgen ve BT, kıkırdak ve yumuşak dokuların değerlendirilmesinde ise MR önemli bilgiler sağlayabilir.
Ayak bileği artroskopisi ileri derecede artrozda yapılabilir mi?
Bu konu özellikle önemlidir.
İleri evre ayak bileği artrozunun tedavisi amacıyla yalnızca artroskopi yapılması genellikle uygun değildir. Artroskopik olarak eklem içerisindeki aşınmış dokuların temizlenmesi, ileri derecede kıkırdak kaybı bulunan bir eklemin biyolojik olarak yeniden normal hale gelmesini sağlamaz.
Ayak bileğinde ileri derecede kıkırdak kaybı ve eklem aralığında belirgin daralma varsa tedavi seçenekleri hastanın yaşı, aktivite düzeyi, deformitenin varlığı, ağrının şiddeti ve eklemin genel durumuna göre değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte, izole kemik sıkışması gibi belirli problemlerde artroskopinin yeri olabilir. Dolayısıyla “ayak bileğinde artroz var” ifadesi tek başına artroskopinin kesin olarak uygun veya uygunsuz olduğu anlamına gelmez; artrozun evresi ve ağrının nedeni önemlidir.
Ayak bileği artroskopisinin avantajları nelerdir?
Uygun hastalarda artroskopik cerrahinin önemli avantajları vardır:
- Küçük cilt kesileriyle uygulanabilir
- Eklem içindeki yapıların doğrudan görülmesini sağlar
- Birçok eklem içi problemin aynı seansta tedavi edilmesine olanak sağlar
- Açık cerrahiye göre bazı işlemlerde yumuşak doku hasarı daha azdır
- Artroskopik cerrahi sonrası çoğunlukla hastanede yatma gerekli olmaz, bazı durumlarda ise bir gece yatmak yeterli olur
- Ameliyat sonrası iyileşme süreci bazı hastalarda daha hızlı olabilir.
Ancak artroskopinin “küçük kesiyle yapılan kolay bir ameliyat” olarak görülmesi doğru değildir. Ayak bileği küçük bir eklem olmasına rağmen damar, sinir, tendon ve bağ yapıları birbirine oldukça yakındır. Bu nedenle artroskopik cerrahi ciddi anatomik bilgi ve deneyim gerektirir.
Ayak bileği artroskopisinin riskleri nelerdir?
Her cerrahi işlemde olduğu gibi ayak bileği artroskopisinin de bazı riskleri vardır.
Bunlar arasında:
- Geçici veya kalıcı sinir hasarı
- Enfeksiyon
- Kanama
- Damar yaralanması
- Derin ven trombozu
- Yara iyileşmesi sorunları
- Eklem sertliği
- Şikâyetlerin devam etmesi veya tekrarlaması
sayılabilir.
Komplikasyonlar arasında sinir yaralanmaları önemli bir yer tutarken, ciddi komplikasyonlar daha nadir görülür. Bu oranlar bütün hastalar için aynı değildir. Yapılan işlemin türü, cerrahinin ön veya arka bölümden gerçekleştirilmesi, hastanın genel sağlık durumu ve daha önce geçirilmiş ameliyatlar komplikasyon riskini etkileyebilir.
Özellikle ön portallerin oluşturulması sırasında yüzeyel peroneal sinir ve dalları, medial portal bölgesinde ise safen sinir ve safen ven yaralanma riski taşır. Arka portallerde ise sural sinir ve çevredeki damar yapılarının korunmasına dikkat edilmelidir.
Ayak bileği artroskopisinden sonra iyileşme süreci nasıldır?
Ameliyat sonrası dönem, yapılan artroskopik işlemin türüne göre önemli ölçüde değişir.
Örneğin yalnızca küçük bir yumuşak doku sıkışmasının temizlendiği bir işlem ile geniş bir osteokondral lezyonun tedavi edildiği artroskopik cerrahinin rehabilitasyon programı aynı değildir.
İlk dönem
Ameliyat sonrasında ağrı ve şişliğin azaltılması için ayağın yüksekte tutulması, soğuk uygulama ve uygun ağrı tedavisi uygulanabilir.
Cerrahinin türüne göre hasta ameliyat sonrasında ayağına hemen basabilir veya bir süre koltuk değneği kullanması gerekebilir.
Hareket
Uygun hastalarda ayak bileği hareketlerine erken başlanması eklem sertliğinin önlenmesine yardımcı olabilir.
Ancak kıkırdak veya kemik üzerinde iyileşmesi gereken bir işlem yapılmışsa hareket ve yük verme programı daha kontrollü uygulanabilir.
Yük verme
Yük verme zamanı yapılan cerrahinin niteliğine göre değişir. Basit artroskopik eklem temizliğinden (debridman) sonra daha erken yük vermek mümkün olabilirken, osteokondral lezyonlara uygulanan bazı cerrahi işlemlerden sonra daha uzun süre kısmi veya tam yük vermeme gerekebilir.
Bu nedenle ameliyat sonrasında “her ayak bileği artroskopisinde şu kadar süre basılmaz” şeklinde standart bir süre vermek doğru değildir.
Spora dönüş
Spora dönüş de yapılan işleme ve hastanın fonksiyonel durumuna göre belirlenir.
Spora başlamadan önce yalnızca ağrının geçmiş olması yeterli değildir. Ayak bileğinin hareket açıklığının, kas gücünün, denge ve propriyosepsiyonun ve spora özgü fonksiyonların yeterli düzeye gelmesi gerekir.
Özellikle daha önce ayak bileği burkulmaları yaşamış sporcularda yeniden yaralanmayı önlemek için denge ve nöromüsküler antrenmanların rehabilitasyon programına eklenmesi önemlidir.
Ayak bileği artroskopisi herkese yapılabilir mi?
Hayır. Artroskopinin başarılı olabilmesi için öncelikle hastanın doğru seçilmesi gerekir. Şikâyetin kaynağının eklem içerisinde olduğunun belirlenmesi ve uygulanacak artroskopik işlemin bu probleme yönelik olması önemlidir.
Özellikle ileri derecede ayak bileği artrozu, belirgin deformite, aktif enfeksiyon, ciddi dolaşım bozukluğu veya bazı sistemik hastalıklar bulunan kişilerde artroskopinin uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca MR’da görülen bir bulgu nedeniyle artroskopi kararı verilmemelidir.
Ayak bileği artroskopisi kıkırdağı yeniler mi?
Bu, hastaların en sık merak ettiği konulardan biridir. Ayak bileği artroskopisi tek başına kıkırdağı yenileyen bir işlem değildir.
Artroskopi sırasında kıkırdak hasarı ayrıntılı olarak değerlendirilebilir ve uygun hastalarda kıkırdak hasarının tedavisine yönelik farklı yöntemler uygulanabilir. Ancak hangi yöntemin seçileceği lezyonun büyüklüğüne, derinliğine, yerleşimine, kıkırdak altındaki kemiğin durumuna ve hastanın özelliklerine bağlıdır.
Özellikle yaygın ve ileri kıkırdak kaybında, artroskopinin kıkırdağı eski haline getirmesi beklenmemelidir.
Ayak bileği artroskopisinde doğru hasta seçimi neden önemlidir?
Ayak bileği artroskopisi, doğru hastada oldukça etkili bir tedavi yöntemi olabilir. Ancak aynı işlem farklı hastalarda aynı sonucu vermeyebilir.
Örneğin, kemik sıkışması olan bir hasta ile
ileri derecede kıkırdak kaybı bulunan bir hastanın “ayak bileği artroskopisi” başlığı altında değerlendirilmesi doğru değildir.
Birinci hastada artroskopik kemik rezeksiyonu ağrı ve hareket kısıtlılığında belirgin düzelme sağlayabilirken, ikinci hastada yalnızca eklem içerisinin temizlenmesi hastalığın temel nedenini ortadan kaldırmayabilir.
Bu nedenle tedavinin amacı artroskopi yapmak değil, hastanın şikâyetine neden olan patolojiyi doğru belirleyerek en uygun tedaviyi uygulamaktır.
İlgili sayfalar: Ayak Bileğinde Kıkırdak Hasarı – Talusun Osteokondral Lezyonu · Ayak Bileği Artrozu · Ayak Bileği Sıkışma Sendromları · Kronik Ayak Bileği İnstabilitesi