Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 28.09.2026
Lipomlar, genellikle yumuşak dokularda bulunan ancak nadiren kemikte de görülen yağ dokusundan gelişen iyi huylu tümörlerdir. Kemik içi lipomların en çok görüldüğü bölgelerden biri de topuk kemiği yani kalkaneustur. Kalkaneustaki kemik içi lipomlar genellikle bir belirti göstermezler, ancak bazen belirgin topuk ağrısı yaparlar. Ağrı yapmayan kemik içi lipomlar çoğunlukla başka nedenlerle çekilen röntgen, manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleriyle tesadüfen bulunurlar.
İntraosseöz lipomlar iyi huylu (selim-benign) kemik lezyonlarıdır. Kötü huylu (habis-malign) tümörlerden farklı olarak çevre dokulara saldırıcı davranış göstermezler ve mevcut bilimsel veriler, intraosseöz lipomların kötü huylu bir tümöre dönüşme eğilimi olmadığını göstermektedir.
Ağrının başka bir nedene bağlı olmadığı düşünülen, yürümekte zorluk gibi belirgin yakınmalara yol açan veya kırık riski oluşturan kemik içi lipomlarda ameliyat düşünülebilir.
Kemik içi lipom nedir?
Kemik içi (intraosseöz) lipomlar, kemik iliği kanalı içerisinde yer alan olgun yağdan oluşan iyi huylu tümörlerdir. Kemik tümörleri arasında nadir görülen iyi huylu tümörlerden biridir.
İntraosseöz lipom her kemikte görülebilir, ancak en sık görüldüğü bölgelerden biri topuk kemiği kalkaneustur. Kemik içi lipomlar genellikle bir belirti vermez ve ilgisiz araştırmalar sırasında tesadüfen keşfedilir. Hastaların bir kısmı cerrahi olarak tedavi edilirken bir kısmı yalnızca izlenirler.

Kalkaneusta kemik içi lipomların görece daha sık saptanmasının nedenlerinden biri, ayak ve ayak bileği sorunları nedeniyle bu bölgenin röntgen ve manyetik rezonans (MR) ile sık görüntülenmesidir. Lezyonlar genellikle bir belirti vermezler ve tesadüfen keşfedilir. Ender olarak bazı hastalar hafif bir ağrıdan yakınırlar.
Kemik içi lipom kanser midir, kansere dönüşür mü?
Kemik içi lipom (intraosseöz lipom), kemik dokusu içerisinde gelişen iyi huylu (selim-benign) bir tümördür ve kanser değildir. Genellikle yavaş seyirli olup çevre dokulara saldırıcı bir büyüme göstermez veya vücudun başka bir bölgesine metastaz yapmaz. Özellikle kalkaneusta görülen kemik içi lipomların önemli bir bölümü herhangi bir belirtiye neden olmaz ve başka nedenlerle yapılan görüntülemeler sırasında tesadüfen saptanır.
Kemik içi lipomların kötü huylu bir tümöre dönüşmesi beklenen bir durum değildir. Bununla birlikte, görüntüleme bulgularının tipik olmadığı veya lezyonun davranışının iyi huylu bir lezyonla uyum göstermediği durumlarda farklı kemik tümörlerinin dışlanması gerekebilir. Bu nedenle tanı, röntgen ve gerektiğinde MR gibi görüntüleme yöntemlerinde lezyonun karakteristik özelliklerinin değerlendirilmesiyle konur.
Kemik içi lipom kimlerde görülür?
Kemik içi lipomlar herkeste görülebilmekle birlikte en sık olarak 40 -50 yaşlarında görülür. Erkekler kadınlara göre biraz daha fazla etkilenmektedir.
Kemik içi lipomun nedenleri nelerdir?
Kemik içi lipomların neden oluştuğu kesin olarak bilinmemektedir. Büyük olasılıkla kemik içinde bulunan yağ hücrelerinin fazla üremesinden kaynaklanmaktadır.
Kemik içi lipomun belirtileri nelerdir?
Kemik içi lipom çoğunlukla hiçbir belirti göstermez ve başka nedenlerle çekilen röntgen, MR gibi incelemelerde tesadüfen saptanır. Ender olarak bazı hastalar hafif bir ağrıdan şikayet ederler.


Kemik içi lipomun tanısı nasıl konulur?
Her ne kadar kemik lezyonlarının kesin tanısı biyopsi ile alınan bir doku parçasının histopatolojik incelemesi ile konulsa da, kemik içi lipomun röntgen, bilgisayarlı tomografi ve MR bulguları çoğu hastada tanı koymak için yeterince tipiktir ve biyopsi gerekmeyebilir. Bu nedenle tanı koymak için çoğu hastada biyopsi yapmak gerekmez.
Röntgende kemik içi lipomlar çoğunlukla kemiğin içinde kistik, yani içi boşmuş gibi görünen bir lezyon şeklinde izlenir. MR ise lezyonun yağ dokusundan oluştuğunu göstermede daha değerlidir.
Kemik içi lipomda ayırıcı tanı
Kemik içi lipomlar bazen, başka kemik lezyonları ile karıştırılabilir. Ayırıcı tanıda, nonossifiye fibrom, anevrizmal kemik kisti, basit kemik kisti, fibröz displazi, dev hücreli tümör gibi kistik kemik lezyonları unutulmamalıdır.
Ayırıcı tanı, lezyonun görüntüleme özelliklerine göre değişebilir. Özellikle MR bulguları tanıda önemli bilgiler sağlar.



Kemik içi lipomun tedavisi nedir?
Ameliyat dışı tedavi
Çoğunlukla tesadüfen saptanan lezyonların ve yakınması olmayan hastaların ameliyatı da gerekli değildir. Bir şikayete neden olmayan ve kırılma riski taşımayan kemik içi lipomlar genellikle bir tedavi gerektirmez. Tipik görüntüleme özellikleri taşıyan, ağrıya veya kırık riskine yol açmayan lezyonlarda takip çoğunlukla yeterlidir.
Cerrahi tedavi
Kemik içi lipomlar çok nadir olarak kemiği çok incelterek kırılmalarına neden olur. Bu nedenle kalkaneuslarında kemik içi lipom olduğu saptanmış olan hastalar belirli aralıklarla kontrol edilmeli ve lezyonun kemiği belirgin şekilde zayıflattığı ve kırık riskini artırdığı durumlarda, kırık oluşmadan önce cerrahi tedavi düşünülebilir.
Ameliyat gerektiren diğer hasta grubu ise belirgin topuk ağrısı olan ve diğer yöntemlerle ağrıları geçmeyen hastalardır. Lezyon cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk, hastanın kendi vücudundan alınan kemik dokusu (otogreft) veya başka uygun bir kemik grefti ile doldurulabilir.
Kemik içi lipomun ameliyat sonrası dönemi nasıldır?
Ameliyattan sonra hastaların bir süre ameliyatlı ayağına yük vermemesi ve koltuk değnekleri ile yürümesi gerekebilir. Yük verme süresi, ameliyat sırasında oluşan kemik boşluğunun büyüklüğüne ve uygulanan cerrahi yönteme göre değişir.
Ameliyat sırasında kemik içi lipom çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk kemik grefti ile doldurulur. Bu greftin kalkaneus ile bütünleşmesi ve kemiğin yeniden güçlenmesi zaman alır. Bu nedenle erken dönemde ayağa fazla yük verilmesi, iyileşmekte olan kalkaneusa gereksiz yük bindirebilir.
İlk dönemde koltuk değnekleri kullanılarak ameliyatlı ayağın yükü azaltılır. Daha sonra kontrol röntgenlerinde kemiğin iyileşmesi değerlendirildikçe, hekimin önerisi doğrultusunda ayağa kademeli olarak yük verilmeye başlanır. Tam yük vermeye geçiş ve normal günlük aktivitelere dönüş, kemik iyileşmesinin durumuna göre belirlenir.
Kemik iyileşmesi tamamlandıktan sonra hastalar normal günlük aktivitelerine ve zaman içinde sportif faaliyetlerine dönebilirler. Spora dönüş zamanı ise yapılan sporun ayağa ve kalkaneusa yüklenme derecesine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kemik içi lipomun ameliyatından sonra ne zaman spor yapılabilir?
Ameliyattan sonra hastaların bir süre ameliyatlı ayağına yük vermemesi gerektiğinden hemen spor yapmak mümkün olmayacaktır.
Kemik greftinin kalkaneus ile bütünleşmesi için genellikle birkaç ay gerekebilir. Bu nedenle spora dönüş zamanı hastanın klinik ve radyolojik bulgularına göre belirlenir. Bu süre 3-4 ayı bulabilir. Ancak ayağa yük vermeyi gerektirmeyen yüzme sporu yapılabilir.

Kemik içi lipom tedavi edilmezse ne olur?
Şikayet yapmayan lezyonların yalnızca izlenmesi yeterlidir. Şikayet yapanlar ise ameliyat açısından değerlendirilmelidir. Kırık ihtimali varsa kırığı önlemek ve kemiğin yapısal bütünlüğünü korumak için ameliyat düşünülür.
Kemik içi lipomun ameliyatı tehlikeli midir, ameliyat risk taşır mı?
Kemik içi lipom ameliyatı deneyimli ellerde güvenli şekilde uygulanabilen bir cerrahi işlemdir. Bununla birlikte her cerrahi girişimde olduğu gibi enfeksiyon, yara iyileşme sorunları, kanama, devam eden ağrı ve kemik greftinin iyileşmemesi gibi komplikasyonlar görülebilir.
İlgili sayfalar: Topuk Ağrısı · Topuk Dikeni / Plantar Fasiit