Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 09.10.2026

Ayak bileği sıkışma sendromları, ayak bileği eklemi veya çevresindeki kemik ve yumuşak dokuların belirli hareketler sırasında birbirine anormal şekilde temas etmesi, sıkışması veya tekrarlayan mekanik stres altında kalması sonucu ortaya çıkan klinik durumlardır. Hastalar genellikle belirli bir hareket sırasında ortaya çıkan ağrıdan, hareket kısıtlılığından ve özellikle spor sırasında ayak bileğinin normal hareketlerini yapamamasından yakınırlar.

Ayak bileği sıkışmaları çoğunlukla travma sonrasında gelişmekle birlikte, tekrarlayan mikrotravmalar ve bazı anatomik özellikler de hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Özellikle futbol, basketbol, dans, jimnastik ve benzeri sporlarda ayak bileğinin tekrarlayan şekilde uç hareketlere zorlanması önemli bir risk faktörüdür.

Sıkışma sendromları yalnızca kemik çıkıntılarından kaynaklanmaz. Eklem içindeki sinovyal dokunun kalınlaşması, nedbe dokusu, bağ yaralanmaları sonrasında oluşan fibrotik dokular veya eklem çevresindeki tendonların mekanik olarak sıkışması da benzer şikâyetlere yol açabilir.

Bu nedenle “ayak bileği sıkışması” tek bir hastalığı değil, anatomik yerleşimi ve oluş mekanizması farklı olan bir grup hastalığı ifade eder.

Ayak bileği sıkışma sendromları neden oluşur?

Ayak bileği sıkışmasının oluşumunda kemik ve yumuşak doku kaynaklı mekanizmalar birlikte veya ayrı ayrı rol oynayabilir.

Kemik kaynaklı sıkışma

Ayak bileği ekleminin ön veya arka bölümünde kemik çıkıntılarının (osteofitler) oluşması, eklem hareketi sırasında kemiklerin birbirine temas etmesine neden olabilir.

Ön tarafta tibianın ön kenarında veya talus boynunda oluşan osteofitler, özellikle ayak bileğinin yukarı doğru hareketi olan dorsifleksiyon sırasında sıkışabilir.

Arka tarafta ise talusun arka bölümündeki anatomik varyasyonlar veya os trigonum adı verilen aksesuar kemik, özellikle ayak bileğinin aşağı doğru hareketi olan plantar fleksiyon sırasında sıkışmaya neden olabilir.

Ayak bileği hareketleri
Ayak bileği hareketleri.

Yumuşak doku kaynaklı sıkışma

Ayak bileği burkulmaları ve diğer travmalar sonrasında eklem içerisinde veya çevresinde nedbe dokusu, sinovyum dokusunda kalınlaşma ve fibrotik dokular gelişebilir.

Özellikle tekrarlayan dış yan bağ yaralanmalarından sonra eklemin ön-dış bölümünde oluşan yumuşak doku kalınlaşması, hareket sırasında tibia ile talus arasında sıkışabilir.

Bu nedenle röntgende belirgin bir kemik çıkıntısı görülmemesi, ayak bileğinde sıkışma olmadığı anlamına gelmez.

Tekrarlayan mikrotravmalar

Ayak bileğinin tekrar tekrar uç hareketlere zorlandığı sporlar, eklem içerisinde tekrarlayan mekanik yüklenmeye neden olabilir.

Özellikle futbolcularda tekrarlayan dorsifleksiyon, ön ayak bileği sıkışmasına; balerinlerde ve bazı sporcularda tekrarlayan plantar fleksiyon ise arka ayak bileği sıkışmasına yol açabilir. Ön ayak bileği kemik sıkışmasının profesyonel futbolcularda oldukça sık görülebildiği bilinmektedir.

Ayak bileği sıkışma sendromlarının tipleri nelerdir?

Sıkışma sendromları anatomik yerleşime göre sınıflandırılabilir.

Başlıca tipler:

  • Anterior (ön) ayak bileği sıkışması
  • Anterolateral (ön-dış) ayak bileği sıkışması
  • Anteromedial (ön-iç) ayak bileği sıkışması
  • Posterior (arka) ayak bileği sıkışması
  • Posteromedial (arka-iç) ayak bileği sıkışması

Bunların dışında, ayak bileği ekleminin dışında gelişen subfibüler veya lateral arka ayak sıkışması gibi daha farklı mekanizmalar da bulunmaktadır.

Anterior ayak bileği sıkışması

Anterior ayak bileği sıkışması, ayak bileğinin ön bölümünde ağrı ve özellikle dorsifleksiyon sırasında mekanik sıkışma ile karakterizedir.

Özellikle futbolcularda ve ayak bileğinin tekrarlayan şekilde dorsifleksiyona zorlandığı diğer spor dallarında görülür.

Anterior ayak bileği sıkışması nasıl oluşur?

Tekrarlayan dorsifleksiyon sırasında tibianın ön kenarı ile talusun boyun bölgesi birbirine yaklaşır.

Anterior ayak bileği sıkışması
Anterior ayak bileği sıkışması. Nötral pozisyonda eklem aralığı korunurken, dorsifleksiyon sırasında tibianın anterior kenarındaki osteofit ile talusun ön kısmı arasında mekanik sıkışma oluşmaktadır.

Bu hareketin tekrarlanması sonucunda şunlar oluşabilir:

  • Tibianın ön kenarında osteofitler
  • Talus boynunda osteofitler
  • Sinovyal kalınlaşma
  • Nedbe dokusu.

Oluşan kemik çıkıntıları ve yumuşak dokular birbirine temas ederek ağrıya ve hareket kısıtlılığına neden olur.

Travma da önemli bir nedendir. Özellikle daha önce ayak bileği burkulması geçirmiş kişilerde eklem içerisindeki nedbe ve sinovyum dokusunda değişiklikler anterior sıkışmaya katkıda bulunabilir.

Anterior ayak bileği sıkışmasının belirtileri nelerdir?

En tipik yakınma ayak bileğinin ön tarafında ağrıdır.

Ağrı özellikle:

  • Çömelirken
  • Merdiven çıkarken
  • Yokuş yukarı yürürken
  • Koşarken
  • Sprint sırasında
  • Ayağı yukarı doğru bükerken

ortaya çıkabilir.

İleri olgularda ayak bileğinin dorsifleksiyon hareketi belirgin şekilde kısıtlanabilir. Hastalar bazen ayak bileğinin önünde “takılma”, “sıkışma” veya “bir yere çarpıyormuş gibi olma” hissi tarif ederler.

Anterolateral ayak bileği sıkışması

Anterolateral sıkışma, ayak bileğinin ön-dış bölümünde ortaya çıkar.

En sık nedenlerinden biri, daha önce geçirilmiş ayak bileği burkulmasıdır. Burkulma sonrasında eklem içerisinde sinovyum dokusunda hacimsel olarak büyüme (hipertrofi), bağ dokusunun aşırı artması sonucu ortaya çıkan sertleşme ve kalınlaşma (fibrozis) ve yaralar iyileşirken ortaya çıkan nedbe dokusu gelişebilir.

Bu dokular özellikle ayak bileğinin hareketleri sırasında tibia ile talus arasında sıkışarak ağrıya neden olabilir. Bazı hastalarda kronik ayak bileği instabilitesi de tabloya eşlik eder.

Anterolateral sıkışmanın önemli bir özelliği, röntgen görüntülerinin normal olabilmesidir. Çünkü sorun her zaman kemik kaynaklı değildir; yumuşak doku patolojisi söz konusu olabilir. Bu nedenle klinik muayene büyük önem taşır. MR yumuşak doku patolojilerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Anteromedial ayak bileği sıkışması

Anteromedial sıkışma, ayak bileğinin ön-iç bölümünde ortaya çıkan daha nadir bir sıkışma tipidir.

Genellikle tekrarlayan ayak bileği travmaları veya burkulmalar sonrasında gelişir. Medial malleol ile talus arasındaki bölgede nedbe dokusu, sinovyum dokusunda kalınlaşma veya meniskoid benzeri yumuşak doku oluşumları mekanik sıkışmaya neden olabilir.

Hastalar özellikle ayak bileğinin ön-iç bölümünde lokalize ağrı tarif ederler. Bu bölgedeki ağrı, deltoid bağ yaralanmaları, posterior tibial tendon hastalıkları ve diğer medial ayak bileği patolojileriyle karışabileceğinden dikkatli fizik muayene gerekir.

Posterior ayak bileği sıkışması

Posterior ayak bileği sıkışması, ayak bileğinin arka bölümünde özellikle plantar fleksiyon sırasında ortaya çıkan ağrı ile karakterizedir.

Dansçılar, futbolcular ve ayak bileğini tekrarlayan şekilde plantar fleksiyona zorlayan sporcular bu açıdan risk altındadır. Balerinlerde parmak uçlarında yükselme sırasında ayak bileğinin maksimum plantar fleksiyona gelmesi tipik bir örnektir.

Posterior sıkışmanın en önemli nedenleri arasında:

  • Os trigonum
  • Talusun posteriorundaki büyük stieda çıkıntısı
  • Posterior tibial eklem yapılarındaki değişiklikler
  • Sinovyal kalınlaşma
  • Fleksör hallucis longus tendonunun patolojileri

bulunur.

Balerin, dansçı ve futbolcularda posterior ayak bileği sıkışması

Ayak bileğinin arka sıkışma sendromu, özellikle tekrarlayan ve zorlayıcı plantar fleksiyon hareketleri yapan balerin ve dansçılarda görülür. Pointe pozisyonu, balerinlerin özel olarak tasarlanmış pointe ayakkabıları giyerek parmaklarının tam uçlarında (en uca yükselerek) durdukları klasik bale pozisyonudur.

Pointe pozisyonu sırasında talusun arka bölgesi ile yumuşak dokular arasında tekrarlayan sıkışma oluşur. Os trigonum veya uzamış talus posterior çıkıntısı (Stieda çıkıntısı) bu tabloya zemin hazırlayabilir. Başlangıçta aktiviteyle ortaya çıkan arka ayak bileği ağrısı zamanla dans dışındaki aktivitelerde de belirginleşebilir.

Balede pointe pozisyonunda parmak ucunda yükselirken talusun arka bölgesinde oluşan sıkışmayı gösteren çizim
Balede pointe pozisyonu sırasında parmak ucunda yükselme talusun arka bölgesi ile yumuşak dokular arasında tekrarlayan sıkışmaya neden olur.

Futbolcularda ise tekrarlayan maksimal plantar fleksiyon, özellikle topa vurma ve ani hızlanma gibi hareketler sırasında ayak bileğinin arkasında sıkışmaya neden olabilir. Balerin ve dansçılardan farklı olarak travmatik mekanizmalar ve tekrarlayan mikrotravmalar da önemli rol oynar. Klinik değerlendirmede ağrının plantar fleksiyonla artması ve posterior ayak bileğinde lokal hassasiyet önemlidir; röntgen ve gerektiğinde MR, os trigonum, talus posterior çıkıntısı ve eşlik eden yumuşak doku patolojilerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Os trigonum sendromu

Os trigonum, talusun arka bölümünde bulunan aksesuar bir kemik yapıdır. Toplumda anatomik bir varyasyon olarak bulunabilir ve tek başına hastalık anlamına gelmez.

Ayak MR görüntüsünde, talusun posteriorunda talusla birleşmemiş, ayrı bir kemik parçası olarak izlenen os trigonum
Ayak MR görüntüsünde, talusun posteriorunda talusla birleşmemiş, ayrı bir kemik parçası olarak izlenen os trigonum görülmektedir. Bu aksesuar kemik, özellikle tekrarlayan plantar fleksiyon sırasında posterior ayak bileği sıkışmasına neden olabilir.

Ancak os trigonum ile talusun arka kısmı arasındaki bölgenin tekrarlayan plantar fleksiyon sırasında sıkışması ağrıya yol açarsa os trigonum sendromu ortaya çıkar.

Özellikle:

  • Bale
  • Futbol
  • Jimnastik
  • Hızlı bowling gibi ayak bileğinin tekrarlayan plantar fleksiyona zorlandığı sporlar

ile ilişkili olabilir.

Hastalar genellikle ayak bileğinin arkasında derin bir ağrı hissederler. Ağrı parmak ucunda yükselme, koşma veya ayağı aşağı doğru zorlama sırasında artabilir.

Os trigonumun fleksör hallusis longus tendonu ile ilişkisi

Posterior ayak bileği bölgesinde fleksör hallusis longus tendonu, önemli anatomik yapılardan biridir. Bu tendon ayak başparmağının bükülmesinde görev yapar ve ayak bileğinin arka bölümünde, talusun posterior kısmına yakın bir seyir gösterir.

Posterior ayak bileği sıkışması bulunan hastalarda fleksör hallusis longus tendonunda da tahriş veya tenosinovit gelişebilir. Özellikle dansçılarda görülen dansçı başparmağı tablosu ile posterior ayak bileği sıkışması arasında yakın ilişki bulunabilir.

Bu nedenle arka ayak bileği ağrısı olan bir hastanın değerlendirilmesinde yalnızca os trigonuma bakmak yeterli değildir; fleksör hallusis longus tendonu da değerlendirilmelidir.

Stieda Çıkıntısı ve Ayak Bileği Sıkışma Sendromları

Stieda çıkıntısı, talusun arka kısmındaki lateral tüberkülün normalden daha uzun ve belirgin olmasıdır. Tek başına bir anatomik varyasyon olarak bulunabilir ve herhangi bir yakınmaya yol açmayabilir. Ancak özellikle tekrarlayan plantar fleksiyon hareketleri sırasında bu çıkıntının kalkaneus ve çevresindeki yumuşak dokularla sıkışması, posterior ayak bileği sıkışma sendromuna neden olabilir. Bu durum özellikle balerinler, dansçılar ve futbolcular gibi tekrarlayan plantar fleksiyon yapan sporcularda önem taşır.

Ayak MR görüntüsünde talusun posteriorunda talusa birleşik, belirgin Stieda çıkıntısı (uzamış lateral talar tüberkül)
Ayak MR görüntüsünde talusun posteriorunda talusla devamlılık gösteren ve talusa birleşik, belirgin Stieda çıkıntısı (uzamış lateral talar tüberkül) izlenmektedir. Bu anatomik yapı, özellikle tekrarlayan plantar fleksiyon sırasında posterior ayak bileği sıkışmasına neden olabilir.

Klinik olarak ağrı genellikle ayak bileğinin arkasında, özellikle parmak ucuna yükselme veya ayağın aşağı doğru zorlanması sırasında ortaya çıkar. Stieda çıkıntısının değerlendirilmesinde direkt grafiler yararlı olmakla birlikte, eşlik eden os trigonum, sinovit, fleksör hallusis longus tenosinoviti veya kıkırdak patolojilerinin gösterilmesinde MR daha ayrıntılı bilgi sağlayabilir. Yakınmaların konservatif tedaviye rağmen devam ettiği ve mekanik sıkışmanın belirgin olduğu hastalarda, uygun olgularda posterior ayak bileği artroskopisi ile Stieda çıkıntısının çıkartılması tedavi seçeneklerinden biridir.

Posterior ayak bileği sıkışma sendromlu hastanın MR görüntüsünde Stieda çıkıntısı (kısa oklar) ve fleksör hallusis longus tendonu (uzun oklar)Fleksör hallusis longus tendonunun Stieda çıkıntısına sürtünerek posterior ayak bileği sıkışmasına neden olduğu görülmekte
Posterior ayak bileği sıkışma sendromu olan bir hastanın ayak MR görüntülerinde Stieda çıkıntısı (kısa oklar) ve fleksör hallusis longus tendonu (uzun oklar) izlenmektedir. Sağdaki görüntüde fleksör hallusis longus tendonunun Stieda çıkıntısına sürtünerek posterior ayak bileği sıkışmasına neden olduğu görülmekte.

Ayak bileği sıkışma sendromlarının belirtileri nelerdir?

Sıkışmanın yerleşimine göre belirtiler değişmekle birlikte en sık görülen yakınmalar şunlardır:

  • Belirli hareketlerle ortaya çıkan ayak bileği ağrısı
  • Hareket kısıtlılığı
  • Ayak bileğinde takılma veya sıkışma hissi
  • Spor sırasında ağrının artması
  • Ayak bileğinde şişlik
  • Hareket sonrasında hassasiyet
  • Belirli bir noktaya basmakla ağrı
  • Ayak bileğinin uç hareketlerinde ağrı

Ağrının hareketin hangi aşamasında ve ayak bileğinin hangi bölgesinde ortaya çıktığı, tanı açısından özellikle önemlidir. Örneğin ön taraftaki ağrının dorsifleksiyonla artması anterior sıkışmayı; arka taraftaki ağrının plantar fleksiyonla artması ise posterior sıkışmayı düşündürür.

Ayak bileği sıkışma sendromlarının tanısı nasıl konulur?

Tanı öncelikle ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile konur. Hastanın daha önce ayak bileği burkulması geçirip geçirmediği, yaptığı spor, ağrının yeri ve hangi hareketlerle ortaya çıktığı değerlendirilir.

Fizik muayenede:

  • Ayak bileğinin hareket açıklığı
  • Ağrının lokalizasyonu
  • Dorsifleksiyon ve plantar fleksiyon sırasında ağrı
  • Bağların stabilitesi
  • Tendonların durumu
  • Eklem çevresindeki hassasiyet

incelenir.

Ayak bileği sıkışmasının tanısında görüntüleme yöntemleri klinik değerlendirmeyi tamamlar; tek başına görüntüleme bulgusu tanı koydurmaz.

Röntgenin yeri

Röntgen, özellikle kemik kaynaklı sıkışmaların değerlendirilmesinde ilk kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Ön ayak bileği sıkışmasında:

  • Tibianın ön kenarındaki osteofitler
  • Talus boynundaki osteofitler
  • Eklem aralığındaki değişiklikler

görülebilir.

Posterior sıkışmada ise os trigonum veya belirgin “Stieda çıkıntısı” röntgende saptanabilir. Ancak normal bir röntgen, özellikle yumuşak doku kaynaklı sıkışmayı dışlamaz.

Bilgisayarlı tomografi

BT, kemik yapıların ayrıntılı değerlendirilmesinde röntgenden daha duyarlıdır.

Özellikle:

  • Osteofitlerin boyutu ve yerleşimi
  • Os trigonum
  • Stieda çıkıntısı
  • Geçirilmiş kırıklara bağlı kemik deformiteleri

gibi kemik patolojilerinin değerlendirilmesinde yararlıdır.

Ameliyat planlanırken kemik anatomisinin ayrıntılı olarak bilinmesi gereken durumlarda da BT kullanılabilir.

Manyetik rezonans (MR) görüntüleme

MR, yalnızca kemikleri değil, ayak bileğindeki yumuşak dokuları da değerlendirme olanağı sağlar.

Özellikle:

  • Sinovyal kalınlaşma
  • Skar dokusu
  • Bağ yaralanmaları
  • Kıkırdak lezyonları
  • Tendon patolojileri
  • Kemik iliği ödemi

gibi eşlik eden patolojilerin belirlenmesinde önemlidir.

Bu nedenle ayak bileği sıkışması düşünülen ancak yalnızca kemik yapılarla açıklanamayan hastalarda MR oldukça değerlidir.

Anterior ve posterior ayak bileği sıkışma sendromlarının özellikleri

ÖzellikAnterior ayak bileği sıkışmasıPosterior ayak bileği sıkışması
Ağrının yeriAyak bileğinin ön tarafıAyak bileğinin arka tarafı
Tetikleyen hareketÖzellikle dorsifleksiyon ve çömelme sırasında sıkışmaÖzellikle plantar fleksiyon, parmak ucuna yükselme ve pointe pozisyonu
Tipik hastaFutbolcular, dansçılar; tekrarlayan dorsifleksiyon veya ayak bileği travması olanlarBalerin ve dansçılar, futbolcular; tekrarlayan plantar fleksiyon yapan sporcular
Görüntüleme bulgusuAnterior osteofitler, eklem içi serbest cisimler, sinovyal kalınlaşmaOs trigonum veya büyük Stieda çıkıntısı, posterior yumuşak doku patolojileri
Cerrahi yaklaşımGenellikle anterior ayak bileği artroskopisi ile osteofit/impingement dokusunun temizlenmesiUygun olgularda posterior artroskopi veya açık posterior yaklaşım ile os trigonum ve patolojik dokuların çıkarılması
Spora dönüşİşlemin kapsamına göre genellikle 6–12 haftaİşlemin kapsamına ve spor dalına göre genellikle 6–12 hafta

Ayak bileği sıkışma sendromlarında ayırıcı tanı

Ayak bileğinin belirli bir hareketle ağrıması her zaman sıkışma sendromu olduğu anlamına gelmez.

Benzer şikâyetlere neden olabilecek durumlar arasında:

bulunabilir.

Bu nedenle görüntülemede bir osteofit veya os trigonum görülmesi, bunun mutlaka hastanın ağrısının nedeni olduğu anlamına gelmez. Görüntüleme bulgusu ile klinik bulgunun birbiriyle uyumlu olması gerekir. Bu nokta özellikle önemlidir; çünkü os trigonum veya küçük osteofitler ağrısı olmayan kişilerde de bulunabilir.

Burkulma sonrası ağrının haftalarca devam etmesi de yalnızca “geç iyileşen burkulma” olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle ağrı belirli bir hareketin son noktasında tekrarlanıyorsa, ön veya arka sıkışma düşünülmelidir.

Sıkışma sendromları ile burkulma sonrası devam eden ağrıda ayırıcı tanı

ÖzellikSıkışma sendromuBurkulma sonrası devam eden ağrı
Ağrının yeriGenellikle belirli bir bölgede: Ayak bileğinin önü veya arkasıDaha çok bağların yaralandığı bölgede, özellikle lateral bağlar çevresinde
Tetikleyen hareketBelirli bir hareketle, özellikle dorsifleksiyon veya plantar fleksiyonun son noktasında ağrıYük verme, dengesiz zemin, ani yön değiştirme veya genel hareketlerle ağrı
Ağrının karakteriHareketin belirli noktasında mekanik sıkışma hissiHassasiyet, yüklenmeyle ağrı, bazen instabilite veya şişlik
SeyirGenellikle tekrarlayan aynı hareketle ortaya çıkar ve zamanla kronikleşirBağ yaralanmasının iyileşmesiyle giderek azalması beklenir; devam ediyorsa ek patoloji araştırılır
MuayeneBelirli eklem hareketinde lokal sıkışma ve hassasiyetBağlar üzerinde hassasiyet, gevşeklik veya proprioseptif bozukluk bulunabilir
GörüntülemeOsteofit, os trigonum/Stieda çıkıntısı, sinovyal patoloji vb.Bağ hasarı, osteokondral lezyon, tendon veya sinovit gibi eşlik eden patolojiler

Ayak bileği sıkışması nasıl tedavi edilir?

Tedavi, sıkışmanın nedenine, yerleşimine, şiddetine, hastanın aktivite düzeyine ve eşlik eden patolojilere göre belirlenir.

Genel olarak tedavi basamakları:

  • Aktivite düzenlemesi
  • İlaç tedavisi
  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon
  • Gerekli durumlarda enjeksiyon tedavileri
  • Cerrahi tedavi

şeklinde planlanabilir.

Ancak bu sıralama her hasta için kesin bir protokol değildir. Özellikle belirgin mekanik kemik sıkışması bulunan ve konservatif tedaviye yanıt vermeyen hastalarda cerrahi girişim daha erken gündeme gelebilir.

Ameliyat dışı tedaviler

İlk aşamada ağrıyı artıran aktivitelerin geçici olarak azaltılması önerilebilir.

Tedavide:

  • Aktivite modifikasyonu
  • Fizik tedavi
  • Eklem hareket açıklığının geliştirilmesi
  • Kas kuvvetlendirme
  • Denge ve nöromüsküler egzersizler
  • Uygun hastalarda bantlama veya ayak bileği desteği
  • Anti-enflamatuvar ilaçlar

kullanılabilir.

Özellikle travma sonrası gelişen yumuşak doku kaynaklı sıkışmalarda rehabilitasyon önemli bir yer tutar.

Enjeksiyon tedavileri

Bazı hastalarda eklem içerisine veya sıkışma bölgesine yapılan enjeksiyonlar hem tedavi amacıyla hem de tanıya yardımcı olmak amacıyla kullanılabilir.

Örneğin lokal anestezik içeren bir enjeksiyon sonrasında hastanın tipik ağrısının belirgin şekilde ortadan kalkması, ağrının enjeksiyon yapılan bölgeden kaynaklandığını destekleyebilir.

Ancak enjeksiyonun ağrıyı geçici olarak azaltması, mekanik sıkışmanın nedenini ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Bu nedenle enjeksiyon tedavisi, hastanın klinik durumuna göre diğer tedavi yöntemleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Cerrahi tedavi ne zaman düşünülür?

Cerrahi tedavi genellikle:

  • Belirgin mekanik sıkışma bulunan
  • Şikâyetleri uzun süredir devam eden
  • Konservatif tedaviye yeterli yanıt vermeyen
  • Günlük yaşam veya sportif aktiviteleri belirgin şekilde kısıtlanan

hastalarda düşünülür.

Cerrahinin amacı yalnızca “eklemi temizlemek” değil, sıkışmaya neden olan mekanik veya yumuşak doku patolojisini ortadan kaldırmaktır.

Artroskopik tedavi

Uygun hastalarda artroskopi, ayak bileği sıkışmasının tedavisinde önemli bir seçenektir.

Anterior sıkışmada artroskopik olarak:

  • Osteofitler çıkarılabilir
  • Kalınlaşmış sinovyal dokular temizlenebilir
  • Skar dokuları uzaklaştırılabilir
  • Eşlik eden eklem içi patolojiler değerlendirilebilir.

Anterolateral sıkışmada ise sıkışan fibrotik veya sinovyal dokular çıkarılabilir.

Uygun seçilmiş hastalarda anterior ve anterolateral sıkışmanın artroskopik tedavisi sonrasında ağrı, hareket açıklığı ve fonksiyonlarda belirgin iyileşmeler gözlenmektedir. Bununla birlikte sonuçlar, eşlik eden kıkırdak hasarı, bağ instabilitesi ve ileri artroz gibi faktörlerden etkilenebilir.

Posterior ayak bileği sıkışmasının cerrahi tedavisi

Posterior sıkışmada cerrahinin amacı os trigonum veya Stieda çıkıntısı gibi mekanik engelleri ve gerekirse çevresindeki enflamatuvar veya fibrotik dokuları ortadan kaldırmaktır. Uygun hastalarda posterior artroskopik veya endoskopik yöntemler kullanılabilir.

Özellikle belirgin belirtileri olan os trigonumda cerrahi tedavi sonrasında hastaların büyük bölümünde ağrı ve fonksiyonlarda düzelme olduğu ve sporcuların spora dönebildiği bilinmektedir

Artroskopik yöntemin önemli avantajlarından biri, açık cerrahiye göre bazı komplikasyonların ve yumuşak doku hasarının daha düşük olabilmesidir. Bununla birlikte cerrahi yöntem, patolojinin yerleşimine ve cerrahın deneyimine göre belirlenmelidir.

Ayak bileği sıkışma sendromlarında ameliyat sonrası iyileşme nasıldır?

Rehabilitasyon programı yapılan cerrahiye göre değişir. Basit bir anterior osteofit rezeksiyonu ile posterior os trigonum eksizyonunun rehabilitasyon programı aynı değildir.

Ameliyat sonrasında öncelikle:

  • Ağrı ve şişliğin kontrolü
  • Eklem hareketlerinin korunması
  • Kas gücünün yeniden kazanılması
  • Normal yürüme paterninin oluşturulması

hedeflenir.

Daha sonra denge, propriyosepsiyon ve spora özgü fonksiyonlar geliştirilir.

Sporcularda yalnızca ağrının ortadan kalkması spora dönüş için yeterli değildir. Ayak bileği hareket açıklığının, kas kuvvetinin, denge ve nöromüsküler kontrolün yeterli düzeye gelmesi gerekir.

Cerrahi sonrasında spora dönüş oranları genel olarak yüksektir, ancak spora dönüş süresi sıkışmanın tipi ve uygulanan tedaviye göre değişir.

Ayak bileği sıkışması tekrarlar mı?

Sıkışmanın nedeni tamamen ortadan kaldırılmış olsa bile belirtilerin tekrar etmesi mümkündür.

Özellikle:

  • Spor aktivitesine çok erken dönülmesi
  • Ayak bileği instabilitesinin devam etmesi
  • Tekrarlayan travmalar
  • Eşlik eden kıkırdak hasarı
  • Devam eden mekanik yüklenme

şikayetlerin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.

Kemik sıkışması nedeniyle yapılan cerrahilerden sonra osteofitlerin yeniden oluşabileceği bilinmektedir. Ancak osteofitlerin radyolojik olarak tekrar ortaya çıkması her zaman ağrının veya klinik sıkışmanın tekrarladığı anlamına gelmez.

Ayak bileği sıkışması ile ayak bileği artrozu arasındaki ilişki

Uzun süre devam eden mekanik sıkışma, eklem kıkırdağı üzerinde tekrarlayan stres oluşturabilir. Bununla birlikte ayak bileği sıkışması ile ayak bileği artrozu aynı hastalık değildir.

Özellikle ileri derecede kıkırdak kaybı bulunan hastalarda yalnızca osteofitlerin çıkarılması veya eklemin artroskopik olarak temizlenmesi, artrozun kendisini tedavi etmez.

Bu nedenle cerrahi planlama sırasında eklem kıkırdağının durumu, eklem aralığı, deformite ve eşlik eden bağ problemleri mutlaka değerlendirilmelidir.

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Ayak bileğinde özellikle belirli bir hareketle ortaya çıkan ve tekrarlayan ağrı varsa, bu durum basit bir burkulmanın uzamış etkisi olarak kabul edilmemelidir.

Özellikle:

  • Ayak bileği burkulmasından sonra ağrının devam etmesi
  • Dorsifleksiyon veya plantar fleksiyonda belirgin ağrı
  • Ayak bileğinde hareket kısıtlılığı
  • Spor sırasında tekrarlayan ağrı
  • Ayak bileğinde takılma veya sıkışma hissi
  • Tedaviye rağmen devam eden lokalize ağrı

varsa ayak bileği sıkışma sendromları açısından değerlendirme yapılmalıdır.

İlgili sayfalar: Ayak Bileği Artroskopisi · Ayak ve Ayak Bileği Spor Yaralanmalarından Korunma · Kronik Ayak Bileği İnstabilitesi · Ayak Bileği Artrozu