Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 18.09.2026
Erişkin edinilmiş düztabanlık, daha önce normal veya normale yakın olan ayak kemerinin erişkin yaşta zaman içinde çökerek düzleşmesi ve ayağın şeklinin bozulması ve belirgin ağrı ile ortaya çıkan klinik tabloya verilen isimdir.
Ancak bu hastalığı yalnızca “ayak kemerinin çökmesi” olarak tanımlamak eksik olur. Erişkin edinilmiş düztabanlık, çoğu zaman tendon, bağ, kemik ve eklemler arasındaki mekanik dengenin bozulmasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir şekil bozukluğudur.
Erişkin edinilmiş düztabanlık nedir?
Erişkin edinilmiş düztabanlık, daha önce normal olan bir ayakta kemerin erişkin yaşta ilerleyici olarak düzleşerek çökmesi ve bunun sonucunda ayağın şeklinde bozulma ve ağrı ortaya çıkmasıyla karakterize bir ayak deformitesidir.
Özellikle ayağın iç tarafında bulunan tibialis posterior tendonunun işlevini kaybetmesi hastalığın başlangıcında önemli bir rol oynayabilir. Ancak hastalık ilerledikçe başka bağlar, kemikler ve eklemler de deformitenin bir parçası haline gelir.
Bu nedenle hastalık yalnızca tibialis posterior tendonunun bir hastalığı olarak değerlendirilmemelidir. İlerleyen dönemlerde ayak kemerinin çökmesine topuğun dışa doğru dönmesi, ayağın ön bölümünün dışa doğru açılması ve ayağın orta bölümünde deformasyon eşlik edebilir.
İleri evrelerde eklem kıkırdaklarında hasar ve artroz da gelişebilir.

Erişkin edinilmiş düztabanlık kimlerde görülür?
Erişkin edinilmiş düztabanlık belirli bir yaş veya cinsiyetle sınırlı değildir, ancak bazı kişilerde görülme olasılığı daha yüksektir.
- Orta ve ileri yaş erişkinlerde. Özellikle 50 yaşından sonra yaş ilerledikçe tendon ve bağların dayanıklılığı azalabildiği için daha sık görülür
- Kadınlarda erkeklere göre daha sıktır.
- Tibialis posterior tendon hastalığı bulunanlarda. Erişkin edinilmiş düztabanlığın en önemli nedenlerinden biridir
- Doğuştan veya yapısal olarak bazı ayak deformiteleri bulunanlarda. Ayağın
- Fazla kilolu veya obez kişilerde. Ayağın taşıdığı mekanik yük arttığı için risk artabilir
- Diyabeti olanlarda. Tendon ve bağ dokusundaki dejeneratif değişiklikler nedeniyle risk artabilir
- Romatizmal hastalığı olanlarda. Bağ ve tendonların etkilenmesi deformitenin gelişmesine katkıda bulunabilir
- Daha önce ayak veya ayak bileği travması geçirenlerde. Özellikle bağ veya tendon hasarı sonrasında gelişebilir
- Doğuştan veya yapısal olarak bazı ayak deformiteleri bulunanlarda. Mekanik dengesindeki bozukluk erişkin dönemde belirginleşebilir.
Erişkin edinilmiş düztabanlık nedenleri nelerdir?
Hastalığın tek bir nedeni yoktur. Anatomik olarak en önemli yapılardan biri tibialis posterior tendonudur. Tibialis posterior tendonu baldırın arka-iç bölümünden aşağı doğru ilerleyerek ayak bileğinin iç tarafından geçer ve ayağın iç kısmında ayak kemerinin ortası hizasında naviküler kemiğe tutunur. Yürürken ayağın iç kavsinin desteklenmesine ve ayağın yere bastıktan sonra yeniden daha sağlam bir yapıya dönüşmesine yardımcı olur.
Bu tendonun zaman içinde dejenere olarak yapısı bozulabilir ve yırtılabilir veya esneyerek uzayabilir. Böylelikle ayak kemerinin desteklenmesi görevini yeterince yerine getiremeyebilir. Tendonun yetersizliği ile birlikte ayağın iç tarafındaki bağlar zayıflar, hasarlanır ve kemikleri bir arada tutma fonksiyonları zayıflar.
Zaman içinde aşağıdak durumlar gelişir:
- Ayak kavsi çöker
- Topuk dışa doğru döner
- Ayağın önü dışa doğru açılır
- Ayağın orta bölümü çökmeye başlar.
İleri aşamalarda eklemlerde kıkırdak hasarı ve artroz da ortaya çıkabilir. Dolayısıyla hastalık ilerledikçe sorun, başlangıçtaki tendon hasarından çok daha geniş bir ayak deformitesine dönüşür.

Erişkin edinilmiş düztabanlık belirtileri nelerdir?
Erişkin edinilmiş düztabanlıkta hastalığın başlangıcında belirtiler hafif olabilir veya hastalık bazen yıllar boyunca belirti vermeden ilerleyebilir. Kişi ayağının şeklinin değiştiğini ancak ağrı başladığında veya ayakkabısının ayağına farklı oturduğunu fark ettiğinde anlayabilir.
Bu nedenle 40–50 yaşlarından sonra daha önce olmayan yeni bir düztabanlık gelişmesi, özellikle de tek ayağı belirgin biçimde etkiliyorsa ilk akla gelen tanı erişkin edinilmiş düztabanlık olmalıdır. Şekil bozukluğu ile birlikte yürümekle artan belirgin bir ağrı da görülür. Hastalar genellikle deformiteyi ancak belirgin hale geldiğinde ve ağrı oluştuğunda fark ederler.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Ayak bileği ve ayağın iç yan tarafında ağrı
- Uzun süre ayakta kalınca veya yürümekle ağrının artması
- Ayak kavsinin giderek azalmasıyla kemerin çökmesi
- Topuğun dışa doğru kayması
- Ayakkabıların ayağa farklı oturması
- Tek ayak üzerinde parmak ucuna kalkmada güçlük
- Yürüme mesafesinin azalması ve çabuk yorulma.
Erişkin edinilmiş düztabanlık tanısı nasıl konulur?
Tanının en önemli aşama hekim tarafından yapılan ayrıntılı fizik muayenedir. Muayenenin hasta ayaktayken, ayağa yük verirken yapılması özellikle önemlidir. Hastalığın erken dönemlerinde deformiteler hasta otururken belirgin olmayabilir, ayağa kalkıldığında ortaya çıkar.
Erişkin edinilmiş düztabanlığın evreleri
Hastalık genellikle esneklikten sertliğe doğru ilerleyen evrelerden oluşur. Son zamanlarda terminolojide de bir değişiklik olmuş ve bu ayak hastalığı “ilerleyici ayak çökmesi deformitesi” olarak adlandırılmaktadır. Bu tanım hastalığın zamanla ilerlediğini anlatmaktadır.
- Evre I: Tibialis posterior tendonunda enflamasyon (tenosinovit) vardır ancak henüz ayak kavsinde bir çökme oluşmamış, ayakta bir deformite gelişmemiştir.
- Evre II (Esnek Deformite): Ayak kavisi çökmüştür ve topuk dışa kaymıştır. Ancak bu deformite elle veya yük kalktığında düzeltilebilir (esnektir). Bu evre, deformitenin esnekliğine göre II-A ve II-B alt gruplarına ayrılabilir; II-B’de ön ayağın daha belirgin dışa doğru dönmüştür (abdüksiyon).
- Evre III (Sert/Fikse Deformite): Ayaktaki çökme ve şekil bozukluğu artık kalıcı (sert) hale gelmiştir, dışarıdan müdahaleyle düzeltilemez. Eklemlerde kireçlenme (artroz) başlamıştır.
- Evre IV: Ayak deformitesine ek olarak ayak bileği eklemi de etkilenmiş ve ayak bileğinde de yana doğru eğilme (valgus) başlamış, ayak bileğinin iç yan tarafında deltoid bağ yetmezliği ortaya çıkmıştır.
Evreleme yalnızca röntgenler üzerinde yapılan ölçümlerle değil, klinik muayenede deformitenin esnekliğine, tendon fonksiyonuna, art ayak dizilimine ve ayak bileği eklemindeki değişikliklere göre yapılır. Bu nedenle tedavi planı hastanın klinik ve görüntüleme bulguları bireysel olarak değerlendirilerek yapılmalıdır.
Kendilerinde düztabanlık olduğundan şüphelenenler çok basit olan ıslak ayak testini de yapabilirler.
Evde ıslak ayak izi testi
- Ayağınızın tabanını ıslatın.
- Ayağınızın tabanını hafifçe ıslatın.
- Normal şekilde basın.
- Kâğıdın üzerine, tüm ağırlığınızla doğal biçimde basın.
- Ayak izinizi karşılaştırın.
- Oluşan izi aşağıdaki örneklerle karşılaştırın Yüksek kemer: Topuk ile ön ayak arasında dar bir bağlantı görülür; orta bölümün çoğu kâğıda temas etmez. Normal kemer: Ayağın iç kenarında orta düzeyde bir içbükeylik vardır. Olası düztabanlık: İçbükeylik çok azdır veya yoktur; tabanın büyük bölümü kâğıda temas eder.
Bu yalnızca ön değerlendirme amaçlı bir testtir. Sürekli ağrı, şişlik, sertlik, uyuşma veya yeni bir değişiklik varsa hekime başvurulmalıdır.

Hekim ayağın şeklini ve ayak kavsini, topuk pozisyonunu, ayağın önü ile arkası arasındaki ilişkiyi, tibialis posterior tendonun durumunu, ayak ve ayak bileği hareketlerini, deformitenin esnek veya sert olmasını değerlendirir.
Posterior tibial tendonun işlevini değerlendirmek için kullanılan önemli muayene yöntemlerinden biri “tek ayak üzerinde topuk yükseltme testi”dir.
Tek ayak üzerinde topuk kaldırma testi
Bu muayene yönteminde tibialis posterior tendonunun gücü ve fonksiyonu değerlendirilir. Hasta çıplak ayakla etkilenen bacağı üzerinde durur, duvara karşı hafif parmak ucu dengesi kullanır ve ayak parmaklarının ucunda olabildiğince topuğunu yerden kaldırır. Normal bir testte topuk doğal olarak içe doğru döner (varus) ve ayak kemeri düzgün bir şekilde yükselir.

Topuk içe doğru dönmez ve hasta ayak bileğinin iç yan tarafında ve ayak kemeri boyunca keskin bir ağrı hissederse veya hasta topuğu hiç kaldıramazsa testin pozitif olduğu tibialis posterior tendonunda sorun olduğu anlaşılır. Posterior tibial tendonun ileri derecede işlev kaybında hasta hareketi hiç yapamayabilir
Bundan sonraki aşamada hasta ayakta dururken yük vererek ayak röntgenleri çekilir. Hasta ayakta dururken ayağın gerçek mekanik ilişkileri ortaya çıkar. Bu nedenle yalnızca otururken veya yatarak çekilmiş bir röntgen, deformitenin mekanik boyutunu tam olarak göstermeyebilir.
Röntgenlerde ayak kemerinin yüksekliği, topuk (kalkaneus) kemiğinin pozisyonu, ayağın ön bölümünün deformitesi, ayağın orta bölgesinin yapısı değerlendirilir.
Ayrıca manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile tibialis posterior tendonunun kalınlığı, dejenerasyonu, kısmi yırtık veya ileri hasar olup olmadığı değerlendirilir.
Erişkin edinilmiş düztabanlığın tedavisi nedir?
Tedavi deformitenin derecesine ve nedenine göre belirlenir. Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak, ayakkabı giymeyi kolaylaştırmak, ayağın fonksiyonunu ve yürümeyi iyileştirmek, deformitenin ilerlemesini önlemek, ayağın mekanik dengesini düzeltmek, gerektiğinde yapısal deformiteyi cerrahi olarak düzeltmektir.
Ameliyat dışı tedavi. Uygun hastalarda erken evre hastalıkta ameliyat dışı tedaviler oldukça yararlı olabilir.
- Ayakkabı. Ayağı iyi kavrayan, kalın lastik tabanlı ve uygun genişlikte ayakkabılar kullanılabilir.
- Ortez ve tabanlık. Kişiye özel olarak üretilen uygun tabanlıklar ve ortezler ayağın yük dağılımını değiştirebilir ve ağrılı yapılara binen yükü azaltabilir. Düztabanlığı düzeltmek için tek tip tabanlık yaklaşımı doğru değildir. Ayağın hangi bölümünün desteklenmesi gerektiği deformitenin özelliklerine göre belirlenmelidir.
Erişkin edinilmiş düztabanlıkta tabanlığın hangi evrede etkili olduğu konusuna da dikkat etmek gerekir. Erişkin edinilmiş düztabanlıkta tabanlığın etkinliği deformitenin esnek olup olmamasına ve hastalığın evresine bağlıdır. Erken evrelerde, özellikle Evre I ve esnek Evre II-A hastalıkta, medial longitudinal arkı destekleyen ve arka ayağın valgusunu kontrol eden kişiye özgü ortezler ağrıyı azaltabilir, yük dağılımını düzeltebilir ve deformitenin mekanik stresini azaltabilir. Bununla birlikte tabanlık bu evrelerde dahi bozulmuş tendonu veya oluşmuş yapısal deformiteyi anatomik olarak normale döndürmez; esas olarak semptomatik ve mekanik destek sağlar. Hastalığın Evre II-B evresinde deformite belirginleştiğinde standart tabanlıkların kontrol gücü yetersiz kalabilir ve daha rijit ortezler veya ayak-bileği ortezleri gerekebilir. Evre III’te deformitenin rijitleşmesi ve ayak eklemlerinde dejeneratif değişikliklerin ortaya çıkmasıyla, tabanlığın deformiteyi düzeltme veya hastalığın mekanik seyrini değiştirme potansiyeli belirgin biçimde azalır; ortezler daha çok ağrıyı ve basınç dağılımını kontrol etmek amacıyla kullanılır. Evre IV’te ayak bileğinin de valgus deformitesine katılması nedeniyle yalnızca tabanlık genellikle yeterli değildir. Bu nedenle tabanlık kararında yalnızca “düztabanlık var mı?” sorusu değil, deformitenin esnekliği, arka ayak dizilimi, posterior tibial tendonun durumu ve eşlik eden eklem dejenerasyonu birlikte değerlendirilmelidir.
- Fizik tedavi ve egzersiz. Tibialis posterior kasının ve diğer ayak kaslarının güçlendirilmesi, baldır kaslarının gerilmesi, hareket açıklığının korunması ve denge egzersizleri uygun hastalarda yararlı olabilir.
Cerrahi tedavi. Ameliyatsız tedaviye rağmen ağrı devam ediyorsa veya deformite ilerliyorsa cerrahi tedavi düşünülmelidir. Erişkin edinilmiş düztabanlık için tek bir ameliyat yoktur. Cerrahi plan, deformitenin hangi yapılardan kaynaklandığına göre oluşturulur. Hastanın ayağında hangi yapılar bozulmuşsa ameliyat buna göre planlanmalıdır. Aynı tanıya sahip iki hastanın ameliyatları birbirinden tamamen farklı olabilir.
Cerrahi planlamanın temelinde üç soru vardır:
1. Deformite nerede? Topukta mı? Ayağın ortasında mı? Ayağın önünde mi? Ayak bileğinde mi? Yoksa birden fazla bölgede mi?
2. Deformite esnek mi, sert mi? Esnek deformitelerde eklemleri koruyarak ayağın şeklini düzeltmek mümkün olabilir. Sert deformitelerde ise kemik ameliyatları gerekebilir.
3. Eşlik eden yapısal problemler var mı? Tibial posterior tendon yetmezliği, Aşil tendon kısalığı, ayağın ön bölgesinde deformite veya artroz cerrahi planı değiştirebilir.
Bir hastada tendon transferi yeterli olabilirken başka bir hastada tendon transferine ek olarak kemik ameliyatları veya bağ rekonstrüksiyonu gerekebilir. İleri artrozu olan bir hastada ise bunların yerine eklemlerin dondurulması (artrodez) gerekebilir.
Tibialis posterior tendon ameliyatı
Hastalığın erken dönemlerinde tibialis posterior tendonu hasarlanmış ancak tamamen işlevsiz hale gelmemişse tendonun temizlenmesi (debritman) ve onarılması mümkün olabilir. Ancak tendon esneyerek ileri derecede uzamış veya işlevini kaybetmişse yalnızca tendon onarımı yeterli olmayabilir. Çünkü tendonun taşıması gereken mekanik yük, ayağın deformitesi nedeniyle artmıştır. Bu nedenle ileri tendon yetmezliğinde tendon cerrahisi sıklıkla başka işlemlerle birlikte yapılır. Tibialis posterior tendonunun ileri derecede yetersiz olduğu bazı hastalarda ayakta bulunan bir diğer tendon olan fleksör digitorum longus tendon transferi uygulanabilir. Uygun hastalarda bu tendon farklı bir anatomik hatta yönlendirilerek posterior tibial tendonun görevini desteklemek için kullanılabilir.
Kemiği ameliyatı (kalkaneal osteotomi)
Ancak tendon transferi ayağın bütün deformitesini otomatik olarak düzeltmez. Örneğin topuk belirgin biçimde dışa kaymışsa, tendon transferine ek olarak topuk kemiğinin pozisyonunun da düzeltilmesi gerekebilir. Bu hastalarda kalkaneal osteotomi adı verilen ameliyatla kemiğin dışa kayması düzeltilir.
Aşil tendonu
Bazı hastalarda ayakta gelişen deformiteyle birlikte Aşil tendonunda da kısalma olabilir. Bu hastalarda diğer işlemlere ek olarak Aşil tendonunu da uzatmak gerekebilir.
Yalnızca bir yapıyı düzeltmek ayağın bütün mekanik dengesini normale döndürmeyebilir. Bu nedenle cerrahi plan bazen birkaç farklı işlemin kombinasyonundan oluşur. Amaç deformitenin bütün bileşenlerini düzeltmektir.
İleri düz tabanlıkta artrodez
Deformite sertleşmiş ve eklemlerde artroz gelişmişse eklem hareketlerini koruyan rekonstrüktif cerrahi girişimler yeterli olmayabilir. Bu durumda artrodez, yani bir veya daha fazla eklemin dondurulması gerekebilir.
Erişkin edinilmiş düztabanlık ameliyat sonrası dönemi nasıldır?
Ameliyat sonrası dönem ve hastanın ameliyattan sonra ne zaman rahat yürüyebileceği hastaya yapılmış olan ameliyata göre farklılık gösterir. Özellikle osteotomi veya artrodez yapılmış hastalarda kemiklerin kaynaması için daha uzun bir dönem gerekebilir.
Ancak, her durumda ameliyat sonrasında belirli bir süre ayağın korunması ve üzerine basmadan koltuk değnekleri ile yürünmesi ve ardından kontrollü yük verme ve rehabilitasyon gerekir.
Erişkin edinilmiş düztabanlık tedavi edilmezse ne olur?
Erişkin edinilmiş düztabanlık tedavi edilmezse gün geçtikçe artan biçimde hastanın günlük hayatını olumsuz yönde etkiler. Deformite gittikçe ilerler, ayakkabı giymek, ayakta durmak ve yürümek gittikçe zorlaşır. Başlangıçta esnek olan deformite zamanla daha belirgin ve sert hale gelebilir. İleri evrelerde ayak eklemlerinde artroz gelişir ve yürümek daha da zorlaşır.
Erişkin edinilmiş düztabanlık ameliyatı sonrası ayak tekrar çöker mi?
Cerrahi ile deformitenin mekanik yapısı düzeltilebilir. Ancak cerrahinin başarısı, deformitenin bütün bileşenlerinin doğru tanımlanmasına bağlıdır.
Özellikle yalnızca posterior tibial tendona odaklanıp kemik ve bağ deformitelerini göz ardı etmek, uygun olmayan bir cerrahi planlamaya neden olabilir. Bu nedenle, ameliyat öncesinde deformitenin bütün bileşenlerinin doğru belirlenmesi ve uygun cerrahi planın yapılması gerekir.
Düztabanlık ve askerlik
Türkiye’de düztabanlık tek başına otomatik olarak askerlikten muafiyet nedeni değildir. Değerlendirme, düztabanlığın derecesi ve özellikle yürüyüşü bozup bozmadığı ve ayağın anatomik yapısında ve fonksiyonunda oluşturduğu değişiklikler üzerinden yapılır.
Bu konudaki güncel mevzuat, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ve ekindeki Hastalıklar Listesi’dir.
1. Askeralma Kanunu açısından
7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca yükümlüler sağlık muayeneleri sonucunda askerliğe elverişli, geçici rahatsızlığı bulunan veya askerliğe elverişli olmayan şeklinde değerlendirilir.
Dolayısıyla düztabanlık açısından “askerliğe elverişli olup olmama” kararının hangi anatomik ve fonksiyonel kriterlere göre verileceği doğrudan Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin Hastalıklar Listesi üzerinden belirlenir.
2. Düztabanlık için esas madde: Hastalıklar Listesi Madde 66
Yönetmeliğin EK-C – Hastalıklar Listesi, Madde 66 ayak deformiteleri ve düztabanlıkla ilgilidir. Bu maddede özetle “ayakların yürüyüşü güçleştirmeyecek derecede şekil bozuklukları ve röntgen ölçümleriyle saptanan bir takım kriterler” yer almaktadır.
Bunun anlamı, yürüyüşü bozmayan ve röntgenlerdeki ölçümlerde normal sınırlar içinde olduğu saptanan düztabanlıkların “Askerliğe Elverişli” olduğudur.
3. Hangi düztabanlıklar askerlik açısından sorun oluşturabilir?
Madde 66’da daha ileri ve fonksiyonel olarak anlamlı düztabanlıklar da tanımlanmıştır. Burada yalnızca ayak tabanındaki kemerin düşük olması değil, yürüyüşün bozulması ve röntgenlerde tanımlanmış belirgin anatomik değişikliklerin bulunması önemlidir. Bu özellikleri taşıyan yükümlüler “Askerliğe Elverişli Değildir” kapsamında değerlendirilir.
Ayrıca, çok ileri, kalıcı ve ciddi deformiteleri olan yükümlüler de “Askerliğe Elverişli Değildir” kapsamında değerlendirilir.
Sonuç olarak yükümlülerin sağlık muayeneleri sonucunda yürüyüşü bozan, fonksiyonel kısıtlamalara neden olan ve mutlaka ayak röntgenlerinde yapılan ölçümlerde yönetmelikte tanımlanmış kriterlere uymayanlar askerlikten muaf tutulurlar.
İlgili sayfalar: Serebral Palsili Çocukta Düztabanlık (Paralitik Pes Planovalgus) · Topuk Ağrısı · Ayak Bileği Artrozu · Ayak Ağrısı