Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 05.10.2026
Topuk ağrısı, ayakta sık karşılaşılan yakınmalardan biridir. Her yaşta görülebilmekle birlikte özellikle uzun süre ayakta kalanlarda, yürüyüş ve koşu gibi tekrarlayan yüklenmeler yapanlarda ve yaş ilerledikçe daha sık ortaya çıkar.
Topuk ağrısının tek bir nedeni yoktur. Topuk bölgesindeki kemik, tendon, bağ, kas, yağ dokusu ve sinirlerden kaynaklanan farklı hastalıklar benzer yakınmalara yol açabilir. Bu nedenle topuk ağrısının yalnızca “topuk dikeni” olarak değerlendirilmesi doğru değildir.
Ağrının topuğun altında, arkasında veya yan tarafında olması, ne zaman ortaya çıktığı ve hangi hareketlerle arttığı tanı açısından önemli ipuçları verir. Doğru tedavinin planlanabilmesi için öncelikle ağrının kaynağının belirlenmesi gerekir.
Topuk ağrısının nedenleri nelerdir?
Topuk ağrısının nedenleri ağrının bulunduğu bölgeye göre farklılık gösterir.
Topuğun altında ağrı
Topuğun tabanında, özellikle iç-alt kısmında hissedilen ağrının en sık nedeni plantar fasiittir. Plantar fasya, topuk kemiğinden başlayarak ayak parmaklarına doğru uzanan ve ayağın kavsini destekleyen güçlü bir bağ dokusudur.
Plantar fasiitte ağrı genellikle sabah yataktan kalkıldığında atılan ilk birkaç adımda veya uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkıldığında belirgindir. Bir süre yürüdükten sonra azalabilir, ancak uzun süre ayakta kalmak veya yürümekle yeniden artabilir. Plantar fasiit ile birlikte röntgende topuk dikeni de görülebilir.
Topuğun altında ağrıya neden olabilecek diğer durumlar arasında:
- Topuk yağ yastıkçığının (topuk yastıkçığı) zedelenmesi veya yapısal bozuklukları
- Kalkaneus stres kırığı
- Plantar fasya yırtığı
- Topuk bölgesindeki sinir sıkışmaları (Baxter siniri)
- Tarsal tünel sendromu
- Daha nadir olarak enfeksiyon, romatizmal hastalıklar veya kemik hastalıkları
bulunur. Özellikle yanma, elektriklenme, uyuşma veya karıncalanmanın eşlik ettiği ağrılarda sinir kaynaklı nedenler düşünülmelidir.
Topuğun arkasında ağrı
Topuğun arka tarafındaki ağrının en sık nedenlerinden biri Aşil tendinopatisidir. Aşil tendonu baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan güçlü bir tendondur. Özellikle koşma, zıplama ve yoğun sportif aktiviteler sırasında tekrarlayan yüklenmeler Aşil tendonunda sorunlara yol açabilir.
Aşil tendinopatisinde ağrı genellikle topuk kemiğinin hemen üzerinde veya tendon boyunca hissedilir. Aktiviteyle artabilir ve tendon üzerinde hassasiyet veya kalınlaşma bulunabilir.
Topuğun arkasındaki ağrının diğer nedenleri arasında:
- Aşil tendonunun topuğa yapışma bölgesindeki tendinopati
- Retrokalkaneal bursit
- Haglund deformitesi
- Aşil tendonunun kısmi veya tam yırtıkları
- Daha nadiren kemik ve eklem hastalıkları
bulunabilir.
Haglund deformitesinde topuk kemiğinin arka-üst bölümünde kemik çıkıntısı bulunur. Bu çıkıntı ayakkabının arka kısmıyla sürtünerek Aşil tendonunun yapışma bölgesinde ve çevresindeki bursalarda ağrıya neden olabilir.

Topuğun yan tarafında ağrı
Topuğun iç veya dış tarafındaki ağrının nedenleri taban veya arka topuk ağrısından farklı olabilir.
Özellikle iç tarafta bulunan ağrıya tarsal tünel sendromu veya posterior tibial sinirin dallarındaki (Baxter siniri) sıkışmalar neden olabilir. Bu durumlarda ağrıya yanma, uyuşma ve karıncalanma eşlik edebilir.
Topuğun dış tarafındaki ağrı ise özellikle sporcularda aşırı kullanım, ayak bileği çevresindeki tendon sorunları veya subtalar eklem kaynaklı problemlerle ilişkili olabilir.
Topuk dikeni
Plantar fasiit bulunan hastaların röntgenlerinde sıklıkla topuk dikeni adı verilen, topuk kemiğinin alt yüzünde oluşan kemiksi bir çıkıntı görülebilir. Ancak topuk dikeninin görülmesi, topuk ağrısının doğrudan bu kemik çıkıntısından kaynaklandığı anlamına gelmez. Topuk dikeni çoğunlukla plantar fasyanın kalkaneusa yapışma bölgesindeki uzun süreli mekanik yüklenme ve dejeneratif değişikliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu nedenle topuk dikeni, plantar fasiitin nedeni olmaktan çok, sıklıkla eşlik eden bir radyolojik bulgu olarak değerlendirilir. Nitekim hiçbir topuk ağrısı veya başka bir yakınması olmayan kişilerde de röntgende topuk dikeni saptanabilir. Bu nedenle plantar topuk ağrısının tanı ve tedavisinde yalnızca röntgendeki topuk dikenine odaklanmak yerine, hastanın yakınmaları, klinik muayene bulguları ve gerektiğinde diğer görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilmelidir.

Topuk dikeninde hastalar çoğunlukla sabah uyandıklarında ilk adımlarda çok şiddetli ağrı hissederler, biraz yürüyünce bu ağrı azalarak geçer.
Topuk dikeniyle birlikte görülen sabah ilk adım ağrısının temel nedeni, çoğu zaman dikenin kendisinden çok plantar fasyadaki dejeneratif değişiklikler ve mekanik gerilmedir.
Gece boyunca ayak istirahatteyken plantar fasya nispeten kısalmış ve gevşemiş durumdadır. Sabah yataktan kalkıp ayağa yük verildiğinde plantar fasya ani biçimde gerilir. Gece boyunca yeterince hareket etmeyen ve dejenerasyon nedeniyle hassaslaşmış olan fasya bu ilk gerilmeye daha belirgin ağrıyla yanıt verir.
İlk birkaç adımdan sonra fasya ve çevre dokular hareketle birlikte ısınır, uzar ve mekanik yüke kademeli olarak uyum sağlar ve böylelikle ağrı azalır. Ancak uzun süre oturma veya dinlenme sonrasında yeniden ayağa kalkıldığında aynı mekanizma tekrar ortaya çıkabilir.
- Topuk dikeni için egzersizler. Topuk dikeni/plantar fasiitte hastanın kendisinin yaptığı egzersizlerin çok yararı vardır.
Burada ev egzersizlerinin temel amacı plantar fasyanın ve baldır-Aşil kompleksinin esnekliğini artırmak, özellikle istirahat sonrası ilk adımlarda plantar fasyaya binen ani gerilimi azaltmaktır.
1. Plantar fasya germe
- Otururken ağrılı ayağı diğer dizin üzerine koyun.
- Bir elinizle topuğu, diğer elinizle ayak parmaklarını tutun.
- Ayak parmaklarını özellikle başparmağı geriye doğru çekerek tabanda gerilme hissedin.
- 10–20 saniye tutun.
- 10 tekrar, günde 2–3 kez yapın.
- Özellikle sabah yataktan kalkmadan önce ve uzun süre oturduktan sonra yapılması yararlı olabilir.
2. Baldır germe – diz düz
- Duvara ellerinizi dayayın.
- Ağrılı ayağı geriye alın ve topuğu yerde tutun.
- Öndeki dizi bükerek vücudu öne doğru yaklaştırın.
- Arkadaki diz düz kalmalıdır.
- Baldırda gerilme hissedildiğinde 30 saniye tutun.
- 3 tekrar, günde 2–3 kez.

3. Baldır germe – diz bükülü
Bu egzersiz özellikle soleus kasının gerilmesini sağlar.
- Aynı pozisyonda ağrılı ayağı geride tutun.
- Bu kez arkadaki dizi hafifçe bükün.
- Topuk yerden kalkmadan vücudu öne doğru taşıyın.
- 30 saniye, 3 tekrar, günde 2–3 kez.
4. Havlu ile baldır-Aşil germe
- Yere oturun ve bacağınızı düz uzatın.
- Havlu veya egzersiz bandını ayağın ön kısmına geçirin.
- Havluyu kendinize doğru çekerek ayağı kontrollü biçimde yukarı doğru getirin.
- 20–30 saniye tutun.
- 3–5 tekrar yapın.
Egzersizler sırasında hafif bir gerilme kabul edilebilir; ancak keskin veya giderek artan topuk ağrısı oluşturacak kadar zorlanmamalıdır.
Ayrıca sabah ilk adım ağrısı belirgin olan hastalarda, yataktan kalkmadan önce plantar fasya germe egzersizinin yapılması özellikle pratik bir uygulamadır.
Topuk ağrısında stres kırığı
Kalkaneus stres kırığı, özellikle yürüme veya sportif aktivitenin belirgin şekilde artırılmasından sonra ortaya çıkabilen önemli bir topuk ağrısı nedenidir.
Genellikle belirgin bir travma olmadan gelişir. Başlangıçta yalnızca aktivite sırasında ortaya çıkan ağrı zamanla daha sürekli hale gelebilir. Topuk kemiğine uygulanan basınçla ağrının belirginleşmesi stres kırığını düşündürebilir.
Stres kırığından şüphelenilen hastalarda yalnızca röntgen filmiyle yetinilmemesi gerekebilir. Erken dönemde röntgen normal olabilir ve gerektiğinde manyetik rezonans (MR) görüntüleme gibi ileri incelemeler kullanılabilir.
Çocuklarda topuk ağrısı
Çocuklarda ve ergenlerde topuk ağrısının nedenleri erişkinlerden farklı olabilir.
Özellikle aktif, spor yapan çocuklarda Sever hastalığı (kalkaneal apofizit) önemli bir topuk ağrısı nedenidir. Büyüme çağında topuk kemiğinin büyüme bölgesinde ortaya çıkan bu sorun genellikle aktiviteyle artan topuk ağrısına neden olur.
Çocuklarda görülen topuk ağrısının erişkinlerdeki plantar fasiit ile aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.
Topuk ağrısının nedeni nasıl anlaşılır?
Topuk ağrısının tanısında en önemli aşama ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenedir.
Doktor öncelikle:
- Ağrının tam olarak nerede olduğunu
- Ne zamandır devam ettiğini
- Sabah veya dinlenme sonrasında artıp artmadığını
- Yürümek ve koşmakla ilişkisini
- Yakın zamanda aktivite düzeyinde değişiklik olup olmadığını
- Travma öyküsünü
- Yanma, uyuşma veya karıncalanma bulunup bulunmadığını
- Ayakkabı değişikliği olup olmadığını
değerlendirir.
Daha sonra topuk, ayak ve ayak bileği muayene edilir. Ağrının belirli noktalarda ortaya çıkması, tendonların ve plantar fasyanın değerlendirilmesi, ayak bileği hareketleri ve gerektiğinde sinir muayenesi tanı açısından yardımcı olur.
Görüntüleme yöntemleri gerekli midir?
Her topuk ağrısında görüntüleme yapılması gerekmez. Tipik plantar fasiit gibi bazı durumlarda tanı çoğunlukla muayene ile konulabilir.
Bununla birlikte ağrının uzun sürmesi, tedaviye rağmen düzelmemesi, travma öyküsü bulunması veya stres kırığı, tendon hastalığı, sinir sıkışması ya da başka bir hastalıktan şüphelenilmesi durumunda görüntüleme gerekebilir.
Röntgen, kemik yapısının değerlendirilmesinde ve kırık, kemik çıkıntıları veya diğer kemik sorunlarının araştırılmasında kullanılabilir.
Manyetik rezonans (MR) görüntüleme ise kemik, tendon, bağ, plantar fasya ve çevre yumuşak dokuların ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar. Özellikle tanının klinik olarak net olmadığı veya tedaviye rağmen devam eden ağrılarda gerekli olabilir.
Topuk ağrısı nasıl tedavi edilir?
Topuk ağrısının tedavisi, ağrının nedenine göre belirlenir. Bu nedenle her hastaya aynı tedavinin uygulanması doğru değildir.
1. Plantar fasit/topuk dikeni gibi mekanik nedenlerde ilk aşamada genellikle:
- Ağrıyı artıran aktivitelerin geçici olarak azaltılması
- Uygun ayakkabı kullanılması. İyi kemer desteği ve hafifçe yükseltilmiş topuğu olan destekleyici ayakkabılar veya evde bu özelliklere sahip terlik giymek, plantar fasya üzerindeki stresi azaltır, topuk dikeni ağrısının geçirilmesine yardımcı olur
- Topuk yastığı. Ayakkabıların içine silikon topuk yastığı koymak hem ağrıyı azaltır hem de topuğu yükselterek plantar fasyanın gevşemesinin sağlar.
- Baldır ve plantar fasya germe egzersizleri
- Ayak ve ayak bileği kaslarının güçlendirilmesi
- Gerektiğinde tabanlık veya diğer desteklerin kullanılması
gibi cerrahi dışı yöntemlerden yararlanılır.
Plantar fasya ve baldır kaslarına yönelik uygun germe ve güçlendirme egzersizlerinin tedavide önemli bir yeri vardır. Tedavinin yalnızca ağrıyı azaltmaya değil, ayağın yüklenme biçimini ve fonksiyonunu düzeltmeye yönelik olması gerekir.

Bu önlem ve tedaviden yarar görmeyen hastalar için ikinci aşamada ESWT tedavisi veya enjeksiyon tedavileri kullanılabilir.
ESWT (Ekstrakorporeal Şok Dalga Tedavisi)
ESWT özellikle konservatif tedavilere rağmen devam eden plantar fasit/ topuk dikeni tedavisinde kullanılan non-invaziv bir tedavi yöntemidir. ESWT tedavisinde amaç röntgende görülen kemik çıkıntısını ortadan kaldırmak değil, plantar fasyanın topuk kemiğine yapışma bölgesindeki dejeneratif değişiklikleri iyileştirmektir. ESWT, ağrılı bölgeye kontrollü mekanik enerji dalgaları uygulayarak dokudaki iyileşme yanıtını ve biyolojik yeniden yapılanmayı uyarır. Özellikle yakınmaları uzun süredir devam eden hastalarda tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. ESWT cerrahi bir işlem gerektirmemesi nedeniyle önemli bir avantaj sağlar; ancak tedavinin başarısı hastanın doğru tanı almasına, uygun hasta seçimine ve eşlik eden mekanik faktörlerin düzeltilmesine bağlıdır.
Enjeksiyon tedavileri
- Kortizon enjeksiyonu. Topuk dikeni ağrısında en sık uygulanan tedavidir. Çok hızlı ve uygulama sırasında çok az ağrı duyulan bir enjeksiyon türüdür. Bunun gibi lokal enjeksiyonlar için özel üretilmiş kortizon türleri kullanılır. Bu kortizon türlerinin hem istenmeyen yan etkileri azaltılmıştır hem de ilaç uzun süre enjeksiyon bölgesinde kalarak etkisini uzun süreye yayılarak gösterir. Tekniğine uygun olarak yapılan kortizon enjeksiyonlarının başarısı yüksektir.
- PRP enjeksiyonu. İnsanın kendi kanından özel yöntemlerle elde edilen trombosit adlı yara iyileşmesinde önemli rolleri olan ve büyüme faktörü adı verilen çok sayıda protein molekülüne sahip hücreler ağrılı bölgeye enjekte edilir. Büyüme faktörlerinin konsantre edilerek hasarlı bölgeye verilmesi iyileşme sürecini hızlandırır. PRP enjeksiyonları topuk dikeni tedavisinde çok iyi sonuçlar vermektedir.
2. Aşil tendinopatisinde ise tendon üzerindeki yükün kontrollü biçimde düzenlenmesi ve uygun rehabilitasyon programının uygulanması önemlidir.
3. Sinir sıkışması, stres kırığı, Aşil tendon yırtığı veya başka bir yapısal problem saptandığında ise tedavi tamamen farklı olabilir. Bu nedenle “topuk ağrısı” için tek bir tedavi yönteminden söz etmek mümkün değildir.
Topuk ağrısında ameliyat gerekir mi?
Topuk ağrılarının büyük bölümü cerrahi dışı tedavilerle düzelir. Bu nedenle ameliyat genellikle ilk tedavi seçeneği değildir.
Bununla birlikte uzun süre uygun şekilde uygulanan cerrahi dışı tedavilere rağmen devam eden ve günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyen bazı durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Ameliyat kararı verilmeden önce ağrının gerçek nedeni kesin olarak belirlenmeli ve uygulanacak cerrahi işlemin hangi yapısal problemi düzeltmeyi amaçladığı açıkça ortaya konulmalıdır.
Örneğin dirençli plantar fasiitte cerrahi tedavi, Aşil tendonunun bazı hastalıklarında tendon cerrahisi veya Haglund deformitesinde kemik çıkıntısının düzeltilmesi gerekebilir. Sinir sıkışmasına bağlı topuk ağrılarında ise sinirin üzerindeki basının ortadan kaldırılmasına yönelik cerrahi tedavi düşünülebilir.
Topuk ağrısı ne zaman önemsenmelidir?
Topuk ağrısı her zaman ciddi bir hastalığın belirtisi değildir. Ancak aşağıdaki durumlarda değerlendirme geciktirilmemelidir:
- Ani ve şiddetli bir ağrı ortaya çıkması
- Travma sonrasında üzerine basamama
- Topukta belirgin şişlik veya morarma bulunması
- Ağrının giderek artması
- İstirahatte veya gece belirginleşen ağrı
- Yanma, uyuşma veya güç kaybının eşlik etmesi
- Ateş, kızarıklık veya belirgin ısı artışı bulunması
- Özellikle diyabet gibi ek hastalıkların bulunması
- Uygun tedavilere rağmen ağrının uzun süre devam etmesi
Özellikle travma veya yoğun fiziksel aktivite sonrasında başlayan ve giderek artan ağrılarda stres kırığı gibi daha farklı nedenlerin dışlanması önemlidir.
İlgili sayfalar: Topuk Dikeni / Plantar Fasiit · Haglund Sendromu · Aşil Tendiniti · Kalkaneusta Kemik İçi Lipom · Tarsal Tünel Sendromu