Yazan: Prof. Dr. Erdem Bagatur
Son değiştirilme tarihi: 16.09.2026
Gut bir veya daha fazla eklemde, çoğunlukla ayak başparmağında ani başlayan şiddetli ağrı, şişlik, kızarıklık ve hassasiyet ile ortaya çıkar. Gut atağı çoğu zaman hastayı gece uykudan uyandıran, ayak başparmağında çok şiddetli bir ağrıyla başlar.
Gut, eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesinden kaynaklanan bir artrit türüdür. Ürik asit, yediğimiz birçok gıdanın bir parçası olan pürinlerin parçalanma ürünüdür. Ürik asit metabolizmasındaki bir anormallik ve ürat asitin eklemlerde kristalleşmesi, ağrılı artrit ataklarına, böbrek taşlarına ve bazen böbrek yetmezliğine yol açabilir. Gut hastalarının çoğu yıllar içinde tekrarlayan nöbetler yaşayacaktır.
Birçok hastada tekrarlayan nöbetler sonucunda eklemlerin çevresindeki yumuşak dokular içinde tofüs adı verilen ürik asit kristalleri birikir ve şişlikler ve şekil bozuklukları oluşur. Özellikle ayakta tofüs oluşumu ayakkabı giymeyi güçleştirerek günlük yaşamı etkiler. Gutun tedavisi çoğunlukla ilaç tedavisi ve diyetledir. Ayakkabı giymeyi engelleyen tofüzler ameliyatla çıkarılabilir.
Gut nedir?
Gut, atak olarak adlandırılan ani bir ağrı nöbetiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Kanda ürik asit birikmesinden kaynaklanır. Ürik asit özellikle kırmızı et ve sakatatta çok bulunan pürin maddesinin vücutta sindirimle parçalanmasıyla ortaya çıkan ve böbrekler yoluyla vücuttan uzaklaştırılan bir atık maddesidir. Pürin metabolizmasının bozulduğu durumlarda vücutta çok fazla miktarda ürik asit birikir. Bu ürik asit birikimi bazen ürat kristalleri biçiminde kristalleşir ve eklemler çevresinde birikir. Gut atağına neden olan durum bu ürik asit kristallerinin eklemler çevresinde fazlasıyla birikmesidir.
Gut kimlerde görülür?
Herkes gut hastalığına yakalanabilir, ancak vücut kitle indeksi 35 veya üzeri olan obez erkeklerde gut daha yaygındır. Yüksek tansiyon ve diyabet gibi obeziteyle ilişkili sağlık sorunları da gutun ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir veya belirtileri daha belirgin hale getirebilir. Ürik asit seviyeleri bazen böbrek hastalığı, yüksek kolesterol ve bazı kanser türleri gibi altta yatan tıbbi sorunlar nedeniyle de yükselir.
Tüm dünyada gut sıklığı gittikçe artmaktadır ve şu anda dünya nüfusunun %4’ünü etkilemektedir. Gut, erkeklerde kadınlardan daha yaygındır ve gut olma olasılığı yaşla birlikte artar. Gut artritinin nedeni hiperürisemi olarak adlandırılan kanda ürik asit düzeyinin artmasıdır. Anne ya da babada gut varsa, çocuklarda da olma olasılığı normalden 2 ila 3 kat daha fazladır.
Gut hastalığı 40-60 yaşlarındaki erkeklerde daha yaygın olsa da, genç erkeklerde ve kadınlarda da görülebilir.
Gutta risk faktörleri nelerdir?
- Yaş
- Erkek cinsiyet
- Aile öyküsü
- Obezite
- Yüksek tansiyon
- Böbrek hastalıkları
- Bazı ilaçlar
- Alkol kullanımı
- Diyet (yüksek pürin içeren beslenme şekli)
- Kırmızı et
- Karides, ıstakoz gibi kabuklu deniz ürünleri
- Meyve şekeri (fruktoz) ile tatlandırılmış içecekler
- Özellikle bira olmak üzere alkol tüketimi
Gutun nedenleri nelerdir?
Gut hastalığı bazı kişilerde böbreklerin normal miktarda ürik asidi atmakta zorluk çekmesi nedeniyle gelişirken, bazılarında ise vücutta çok fazla ürik asit üretilir.
Vücutta ürik asitin birikme eğilimi genellikle kalıtsaldır. Ancak bazı diğer faktörler de gut hastalığı açısından risk oluşturur. Bunlar yüksek tansiyon, diyabet, obezite, ameliyat, kemoterapi, stres ve bazı ilaçlardır. Örneğin, vücudun ürik asidi atma yeteneği aspirin ve yüksek tansiyonun tedavisi için kullanılan bazı diüretik adı verilen idrar söktürücü ilaçları almakla olumsuz etkilenebilir.
Yüksek düzeyde pürin içeren yiyecek ve içecekleri tüketmek gut atağını tetikleyebilir. Kırmızı et, karides gibi kabuklu deniz ürünlerini, sakatat, kırmızı şarap ve bira bunların en bilinenleridir.
Gutun belirtileri nelerdir?
Gut hastalığı en çok ayak başparmağında görülür çünkü ürik asit sıcaklık değişimlerine karşı hassastır. Soğukta ürik asit kristallere dönüşür. Ayak başparmağının vücudun daha soğuk bölgelerinden biri olması, eklem içindeki ürat kristallerinin çökelmesini kolaylaştıran faktörlerden biri olarak kabul edilir. Ancak gut hastalığı vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebilir. Etkilenen eklem sıcak, şiş ve o kadar hassastır ki üzerindeki çarşafın ağırlığı bile dayanılmaz olabilir.
Tedavi edilmeyen akut gut atakları genellikle 1-2 hafta sürer. Bazı ataklar diğerlerinden daha uzun sürebilir ve bazıları daha şiddetli şikayetlere neden olabilir.

Gut tanısı nasıl konulur?
Gut tanısı için en güvenilir test, eklem aspirasyonu ile elde edilen eklem sıvısında ürat kristallerinin saptanmasıdır. Ayrıca kandaki ürik asit düzeyini de ölçmek gerekir. Gutun eklemlerde yarattığı harabiyeti görmek için röntgen ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme incelemeleri de yapılabilir.

Gutta ayırıcı tanı
Gut tanısı genellikle çok kolay konulur. Ancak yine de romatoid artrit, psöriasis artriti gibi diğer artrit türleri, kemik-eklem enfeksiyonları da ayırıcı tanıda unutulmamalıdır. Gut atağı ile eklem enfeksiyonu birbirine çok benzeyebilir ve bu nedenle özellikle ateş, sistemik bulgular veya ilk kez ortaya çıkan akut artrit durumunda enfeksiyonun dışlanması önemlidir.
Kanda yüksek ürik asit bulunması her zaman gut mudur?
Hayır. Kanda ürik asit düzeyinin yüksek olması (hiperürisemi), tek başına gut hastalığı tanısı koydurmaz. Hiperürisemi, ürik asidin eklemlerde monosodyum ürat kristalleri oluşturması için gerekli zemini hazırlayabilir; ancak hiperürisemisi olan kişilerin önemli bir bölümünde hiçbir zaman gut atağı gelişmez. Gut hastalığında belirleyici olan yalnızca kandaki ürik asit düzeyi değil, ürat kristallerinin eklem ve çevre dokularda birikerek enflamatuvar yanıt oluşturmasıdır. Bu nedenle asemptomatik hiperürisemi ile klinik olarak ortaya çıkan gut hastalığını birbirinden ayırmak gerekir. Ürik asit düzeyi; böbrek fonksiyonları, beslenme, kilo, alkol tüketimi ve bazı ilaçlar gibi birçok faktörden etkilenebilir. Dolayısıyla yüksek bir ürik asit değeri, klinik bulgular ve hastanın genel özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir; her yüksek ürik asit değeri ilaç tedavisi gerektirmez.
Gut ve psödogut
Gut ve psödogut (yalancı gut hastalığı), her ikisi de eklemlerde kristal birikimine bağlı ani ve ağrılı iltihaplanma (artrit) ataklarıyla seyreden hastalıklardır, ancak biriken kristal türü farklıdır. Gutta ürik asit metabolizması bozukluğu sonucu ürat kristalleri birikirken, psödogutta kalsiyum pirofosfat kristalleri birikir. Belirtileri gut atağına oldukça benzeyebilir; eklemde ani başlayan şiddetli ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı görülebilir. Gut tipik olarak ayak başparmağının kökündeki eklemi tutar ve genellikle yüksek pürin içerikli beslenme, alkol, obezite veya böbrek fonksiyonlarıyla ilişkilidir. Psödogut ise daha çok diz, ayak bileği ve el bileği gibi büyük eklemleri tutar ve ileri yaş, hipotiroidizm veya hiperparatiroidizm gibi durumlarla bağlantılı olabilir. Ayrım kesin larak eklem sıvısının polarize ışık mikroskobuyla incelenmesiyle konur. Ayrıca gutta kan ürik asit düzeyi genellikle yüksekken, psödogutta bu değer normal olabilir.
Kristal Artropatiler ve Diğer Ayak/Eklem Patolojilerinin Ayırıcı Tanısı
| Özellik | Gut | Psödogut | Septik Artrit | Halluks Valgus |
|---|---|---|---|---|
| Neden | Ürat kristali birikimi | Kalsiyum pirofosfat dihidrat kristali birikimi | Bakteriyel enfeksiyon | Yapısal/mekanik deformite |
| Tipik tutulum yeri | 1. metatarsofalangeal eklem (başparmak kökü), ayak bileği, diz | Diz, el bileği, omuz gibi büyük eklemler | Genellikle tek büyük eklem (diz, kalça) | 1. metatarsofalangeal eklem |
| Başlangıç | Ani, saatler içinde şiddetlenir | Ani, gut kadar keskin olmayabilir | Ani, hızla kötüleşir (saatler içinde – 1-2 gün) | Yavaş, yıllar içinde ilerler |
| Ağrı/İltihap | Şiddetli, kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı | Orta-şiddetli, benzer bulgular | Çok şiddetli, dokunmaya bile dayanılmaz | Kronik, hafif-orta |
| Ateş/Sistemik bulgu | Nadiren hafif ateş | Nadiren hafif ateş | Sıklıkla yüksek ateş, halsizlik, titreme | Yok |
| Laboratuvar | Serum ürik asit genellikle yüksek | Ürik asit normal olabilir | Akyuvar sayısında artış, CRP/sedimantasyon çok yüksek | Normal |
| Eklem sıvısı analizi | İğne şeklinde, negatif çift kırılımlı ürat kristalleri | Çubuk/eşkenar dörtgen şeklinde, pozitif çift kırılımlı kalsiyum pirofosfat kristalleri | Bulanık/pürülan sıvı, yüksek lökosit (>50.000/mm³), Gram boyama/kültürde üreme | Kristal veya enfeksiyon bulgusu yok |
| Görüntüleme | Kronik evrede “zımba deliği şeklinde” kemik erozyonları | Eklem kıkırdağında kalsiyum birikmesi | Eklem aralığında daralma, sıvı artışı, şişlik; ilerlerse kemik hasarı | Röntgende artmış halluks valgus açısı, bunion oluşumu |
| Aciliyet | Acil değil, ama tedavi gerektirir | Acil değil | Tıbbi acil – hızlı tanı ve tedavi şart (eklem hasarı riski) | Acil değil, programlı tedavi |
| Tedavi yaklaşımı | Nonsteroid antienflamatuvar tedavi, kolşisin, eklem içi kortikosteroid enjeksiyonu; uzun vadede ürik asit düşürücü tedavi | Nonsteroid antienflamatuvar tedavi, eklem içi kortikosteroid enjeksiyonu; altta yatan neden araştırılır | Acil eklem aspirasyonu + kültüre yönelik antibiyotik, gerekirse cerrahi drenaj | Ayakkabı değişikliği, ilerleyen olgularda ameliyat |
Gut hastalığında diyet
Gut hastalığında beslenme, kandaki ürik asit düzeyinin kontrol edilmesine ve gut ataklarının azaltılmasına yardımcı olabilir; ancak tek başına diyet çoğu hastada ilaç tedavisinin yerini tutmaz. Pürin kimyasalları vücut tarafından ürik aside dönüştürüldüğü için pürinden zengin gıdalardan kaçınılmalıdır.
Özellikle sakatat (karaciğer, böbrek, dalak, işkembe), kırmızı et, av eti ve bazı deniz ürünleri yüksek miktarda pürin içerdiğinden sınırlandırılmalıdır. Hamsi, sardalya, uskumru, ringa balığı, midye, karides ve benzeri deniz ürünleri de fazla tüketilmemelidir.
Bira ve yüksek miktarda alkol ürik asit düzeyini artırabileceği ve gut atağını tetikleyebileceği için mümkün olduğunca kaçınılması gerekenler arasındadır. Bunun yanında fruktoz içeriği yüksek şekerli gazlı içecekler, meyve suları ve fazla miktarda ilave şeker içeren yiyecekler de sınırlandırılmalıdır.
Buna karşılık sebzeler, tam tahıllar, yumurta, düşük yağlı süt ve süt ürünleri, kuruyemişler ve yeterli miktarda su gut hastaları için genellikle uygun seçeneklerdir. Pürin içermelerine rağmen mercimek, nohut, fasulye ve diğer baklagillerin tamamen yasaklanması gerekmez; bitkisel kaynaklı pürinlerin gut riskini artırıcı etkisi hayvansal kaynaklı pürinler kadar belirgin değildir. Kiraz ve bazı meyvelerin gut atakları üzerinde olumlu etkileri olabileceğine dair veriler bulunsa da bunların tedavi yerine geçmediği unutulmamalıdır.
Ayrıca hızlı kilo verme, uzun süre aç kalma ve aşırı düşük kalorili diyetler ürik asit düzeyini yükselterek atağı tetikleyebilir. Bu nedenle gut hastalarında amaç, tek tek besinleri tamamen yasaklamak yerine dengeli beslenmek, aşırı kilo varsa kademeli olarak kilo vermek, yeterli sıvı almak ve özellikle alkol ile yüksek pürinli hayvansal gıdaları sınırlamaktır.
Yeterli sıvı alımını sürdürmek akut gut ataklarını önlemeye yardımcı olur ve gut hastalarında böbrek taşı oluşumu riskini azaltır. Alkol böbreklerden fazla sıvı atılmasına yol açtığı için akut gut ataklarının ortaya çıkmasına neden olur. Alkol ayrıca ürik asit metabolizmasını etkileyebilir ve hiperürisemiye neden olabilir ve böbreklerden ürik asit atılımını yavaşlatarak ve eklemlerdeki kristalleri çökelten dehidrasyona neden olarak gut hastalığına neden olur. Tüm bu nedenlerle gut hastalığı olanların alkolden uzak durmaları gerekir.
Gut hastalığında hangi besinler tüketilmeli, hangilerinden kaçınılmalı?
| Kaçınılacak / tüketilmemeli | Sınırlı tüketilebilir | Serbest |
|---|---|---|
| Sakatat: karaciğer, böbrek, dalak, işkembe | Kırmızı et: küçük porsiyonlar, seyrek | Sebzeler |
| Av etleri | Tavuk ve hindi: ölçülü miktarda | Meyveler |
| Bira | Balık: düşük–orta pürinli türler, ölçülü | Yumurta |
| Aşırı alkolün tüketimi | Deniz ürünleri: karides, istakoz, midye vb. sınırlı | Düşük yağlı süt ve yoğurt |
| Şekerli/fruktoz içeren içecekler: gazlı içecekler, meyve suyu | Baklagiller: mercimek, nohut, fasulye; tamamen yasak değildir, ölçülü tüketilebilir | Peynir |
| Yüksek miktarda ilave şeker içeren tatlı ve ürünler | Tam yağlı süt ürünleri | Tam tahıllar |
| Şekerli tatlılar ve hamur işleri | Kuruyemişler | |
| Kırmızı et suyu ve yoğun et suları | Zeytinyağı ve diğer bitkisel yağlar | |
| Meyve suyu ve fazla miktarda kuru meyve | Su ve şekersiz içecekler |
Gut hastalığı ve bira ilişkisi
Bira, gut hastaları açısından özellikle dikkat edilmesi gereken alkollü içeceklerden biridir. Bunun iki temel nedeni vardır: Bira hem alkol içerir hem de diğer birçok alkollü içeceğe kıyasla pürin içeriği daha yüksek bir içecektir. Alkol, karaciğerde ürik asit metabolizmasını etkileyerek ürik asidin vücuttan atılmasını azaltabilir; bira ise buna ek olarak içerdiği pürinler nedeniyle ürik asit üretimini artırabilir. Bu nedenle düzenli veya fazla miktarda bira tüketimi kandaki ürik asit düzeyinin yükselmesine ve gut atağı riskinin artmasına yol açabilir. Özellikle daha önce gut atağı geçirmiş veya ürik asit düzeyi yüksek olan kişilerde bira tüketiminden kaçınmak en güvenli yaklaşımdır. Biranın alkolsüz olması da riski tamamen ortadan kaldırmaz; bazı alkolsüz biralar pürin içerebilir. Bu nedenle gut hastalarında yalnızca alkol miktarına değil, içeceğin türüne ve tüketim sıklığına da dikkat edilmelidir.
Gutun tedavisi nedir?
Ameliyat dışı tedavi
Gutun ameliyat dışı tedavisi hem hastanın çok şiddetli olan şikayetlerinin giderilmesi hem de gut hastalığının kronikleşip vücutta böbrek hastalığı gibi büyük sorunlara yol açmaması için çok önemlidir. Akut gut atağını giderecek ilaçlar mevcuttur ve bunların doğru kullanımıyla hastalar birkaç saat içinde tamamen rahatlarlar. Bazı diğer ilaçlar ise kandaki ürik asit seviyesini düşürür ve eklemlerde (gut artriti), böbreklerde (taşlar) ve yumuşak dokuda (tofüs) ürik asit birikmesini önleyerek daha fazla atak ve komplikasyonun önlenmesine yardımcı olur.
Gut ve gut artriti gelişiminde yaşam biçiminin ve bireyin diyetinin belirleyici önemi olduğundan mutlaka diyet tavsiyelerine de uymak gerekir. Diyet değişiklikleri kandaki ürik asit düzeylerini düşürmeye yardımcı olabilir.
Cerrahi tedavi
Ancak, özellikle ayaklarda eklemler çevresinde yumuşak doku içinde aşırı ürat kristallerinin birikmesi sonucunda oluşan tofüs ve şekil bozuklukları nedeniyle cerrahi girişim gerekebilir. Gut hastalığında errahi girişim nedenleri şunlardır:
- Belirgin tofüs
- Ayakkabı giyme güçlüğü
- Tofüs nedeniyle ciltte bası/ülserasyon
- Eklem hareketlerinde kısıtlanma
- Eklem kıkırdağı hasarı (artroz)
- Tendon hasarı



Gut tedavi edilmezse ne olur?
Gut tedavi edilmezse bu ataklar tekrarlayabilir. İlaçlar tekrarlayan gut hastalığı olan kişilerde gut ataklarını önlemeye yardımcı olur.
- Gut tedavi edilmezse eklemlerde ürat kristallerinin birikmesine ve eklem kıkırdağı ve tendonların zarar görmesine neden olur.
- Tofüs adı verilen nodüllerde cilt altında ürat kristallerinin birikmesine neden olabilir. Tofüs, parmaklar, ayaklar, dirsekler veya ayak bileklerinin arkası boyunca Aşil tendonları gibi çeşitli bölgelerde görülebilir. Tofüsler genellikle ağrılı değildir, ancak gut atakları sırasında şişebilir ve hassaslaşabilirler. Ayaklardaki tofüsler ayakkabı giymeyi engelleyebilir.
- Böbrek taşları. Ürat kristalleri gut hastalığı olan kişilerin idrar yollarında birikerek böbrek taşlarına neden olabilir.
İlgili sayfalar: Halluks Valgus · Halluks Rijidus · Ayakta Şişlik